Kitabı yeni bitirmiş olmanın hüznü ile beraber uzunca bir yolculuktan dönmenin yorgunluğu var üzerimde içinde yaşadım Üç zaman diliminde.
Trabzon-tebriz Tiflis-Batum bakü-İstanbul arası gittim geldim yaşadım adeta. Ahh! Setterhan Beyzadem neler yaşadın sen ? şu merhametin sevgin çaresizliğin seni nerelere getirdi. “sen öyle çağırmasan Ben böyle gelmezdim“ kitabın kapağındaki bu sözü sonunda kavrıyorsunuz.
Yaklaşık 550 sayfa olan kitap 48 saat içinde bitiverdi.Öyle sürükleyici ki artık yoruldum takatim kalmadı dediğim yerde Zehra’ile Sabire hanımın birinci Dünya harbinde Rusların Trabzonu işgali ile vatanlarını terk etmişler Trabzon’dan Samsun’a meşakkatli o yolu yürüyerek gitmişlerdi onlar Çile çekerek bu kadar mesafe kat etmişlerdi ki ben mi mola verecektim hayır efendim ben de gece gündüz okuyarak o yollarda onlara eşlik ettim .. şu an saat 05:10 suları sabah ezanı ile kendime geldim.Aradan tam 3-4 saat geçmiş ve başımı kitaptan hiç ayırmamıştım.
Büyüklerimiz neler çekmişler nelerini feda etmişlerdi o zaman diliminin içindeydim adeta, orada sabire hanım değildim belki bir Zehra da değildim yıldırım bey hiç değildim ama onlarla beraberdim işte.
Bir yandan Zehra’nın diğer yandan settarhan ın Hikayesi Bir taraftan da yazarın dedesiyle anneannesinin Geçmişine gidip maziyi Yâd etmesi.
üç ayrı romanın bir kitapta birleşmiş hali bence.. (Nar ağacı)İlk etapta meyve olan nar ağacı diye düşünmüştüm ama orada bir mecazın Olduğu söz konusuydu.Nar (ateş-yangın)Ağacı. Hasılıkelam Tebriz’in Irmağı karadeniz’e kavuştu çoktan ...daha çok ilave etmek isterdim ama sizi de bu zaman dilimine davet ediyorum ...Kitapla kalın sevgiler.#nazanbekiroğlu #narağacı #tetkiklerim#makalelerim #kitapseverlergünü #kitaptahlili #bookstagram#kolektifokur#timaşyayınları #yazarperest
Kitabı