"Okuyan insanlar vardı, bir de ötekiler. Birinin okuyan mı okumayan mı olduğu hemen anlaşılıyordu. İnsanlar arasında bundan daha büyük bir fark yoktu.”
Merhaba arkadaşlar, bugün eserlerini çok severek okuduğum Cengiz Aytmatov'un kitabı ile geldim. Kendisini her eserini okuduğumda yaşadığı dönemin şartlarını, toplum baskısını, kaos ve savaşın etkilerini ve dönemin psikolojik durumlarını derinlemesine hissediyorum. Yapılan yorum ve incelemelere göre Aytmatov'un bu kitabından önce Gün Olur Asra Bedel'i okumak gerekiyormuş ama ben bunu bilmediğim için önce bu kitabı okuyarak başlamıştım. Bu kitap yazıldığı dönem için eleştiri niteliğinde olduğu için yasaklanmış, rejim yıkıldıktan sonra yayımlanmıştır. Gün Olur Asra Bedel' i de en kısa zamanda okumak dileğiyle
Aytmatov, bu eserinde rejim baskısı ve korku yönetiminin hakim olduğu toplumu, kitabın baş kahramanı Abutalip Kuttubayev üzerinden anlatmaktadır. Kendisi düşünceleri nedeniyle tutuklanır ve ölüme mahkum edilir. Eşi ve çocukları ise geride kalmıştır ve tek isteği bir defa daha onları görmektir.
Yazar Kuttubayev'in hikayesini anlatırken de Cengiz Han'ın kazanma hırsı ile koyduğu katı kurallarını ve bu kuralların sonuçlarını dönüşümlü olarak anlatır. Her iki konuda da baskılar sonucunda ortaya çıkan kötü durum ve sonuçlar vardır. Cengiz Han üzerinden dönemin yönetimine göndermeler yapılmıştır. Okuması oldukça keyifli ve çıkarabilecek birçok dersle dolu olan kıymetli bir kitap. Ben okuduğum için çok mutluyum sizlere de okumanızı tavsiye ediyorum
"Zor kullan bakalım, kendine zor kullan, şiddet uygu- la ruhum; ama daha sonra kendini saymaya, saygı göstermeye zaman bulamayacaksın. Çünkü insanın bir tane hayatı vardır, bir tek hayatı. Ama senin için bu hayat neredeyse bitmiştir, o hayatı yaşarken ken- dine hiç dikkat etmedin, başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğun saydın... Oysa kendi ruhlarındaki hareketleri dikkatle izlemeyenler mutlaka mutsuz olurlar."