M

büyük sözcükler, küçük harflerle mana bulmasın
Sabır; her türlü kisve altında dönen riyayı gördüğü halde görmemezlikten gelmeyi kapsar. Merhamet; kırılan bütün dalları birbirine ulayıp, kendisine de zarar vermesin diye uzatılan eli. Hüzün; bütün çokluklar içinde en deriniyle yaşanılan yalnızlığı kapsar. Sükut ise içinde cilt cilt kitaplarla kütüphane kurup, birkaç kelime söylemeye dahi gücü kalmayan dili...
İnsan ve Duygular
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
nedir allah'tan gayrı geriye kalacak insanın yutkunduğu bu ilahlık da nedir çiçekler açıklamıyor artık, kuşlar böyle olmuyor kıvranıyor herkes kendi yarasında bilmemiştir bunu politikacılar, bürokratlar, ombudsmanlar ve bütün bu gürültünün patırtının arasında seni seviniyorum, sen bana kudretten bir rahmetsin seninle mealliyorum sırdan payıma düşen lütfu sen güzel uyu diye katlanıyorum izafi bir cehenneme sen işin rast gelsin, sen aman yarabbim, sen gözün aydın ol söyleyeceklerim böylelikle bunlardır bana biraz imkân ol
Şiir
Çocuklar...
Yalın ayak toprağa düşmüş ceninler adedince Gök-teki Tanrı-ya selam verip yoluna devam eder dervişler. Sular durulunca bir ahir zamanda, Kışladaki asker şehre iner bir emirle Tank ve tüfek iş yapmaz Çocuklar kaçışır, kadınlar feryat figan. Derviş toplar dikkatleri eteğindeki taşlara Yarılır düşünceler yarılır deniz iner o anda bir peygamber Soluk soluğa bir öpücük kondurur eşlerinden en diri olanına. Derviş çekilir aradan ve çocuklar ve zaman. Peygamber döker şimdi dilinden taşları Kafalarına iner sokaktaki hırsızın, tahttaki kralın, soysuzun, çapulcunun! Askerlerin elinde bayrak, sökülmüş göğün bağrından. Peygamber susmadıkça kadınlar aşık olur! Çocuklarda canhıraş ağlama. Kulağını tıkar peygamber Kulağını kiraya verir derviş Kulağı duvar olur askerin!
Kim bilir kaç kişinin karşısında, sırf "başarılarım" ahlaksızca görünsün de onları daha da kudurtsun diye kendi kendimi mahsustan karalamışımdır! Aslında kendini bu denli gizlemek yerine tam tersi bir yol izlemek, iyi niyetini hiç böbürlenmeden sergileyebilmek gerekirdi. Hiç nefret etmeyip hep sevebilmeyi başarsak çok kolay olurdu bu. Zira o zaman sadece başkalarını mutlu edecek, duygulandıracak ve kendimizi onlara sevdirecek şeyleri dile getirmek son derece mutlu edebilirdi bizi!
Sayfa 60 - Can Yayınları/Kısa Klasikler Serisi·Kitabı okudu
Öyle hassas insanlar vardır ki kendi tuttuğu yaşları başkasının gözlerinde görünce çıldırır.
Sayfa 57 - Can Yayınları/Kısa Klasikler Serisi·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular