Serenad
Genel olarak beğendiğim ve dikkatimi çeken bir kitap oldu. Olay örgüsünün ilerleyişi, geçmiş ve günümüz arasında kurduğu bağ, özellikle de Struma faciası ekseninde anlatılan hikâye oldukça etkileyiciydi. Kitap, sadece bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmıyor; tarihin karanlık sayfalarında unutulmuş insan hikâyelerini de gün yüzüne çıkarıyor.
Ancak kitabın anlatım tarzı benim için zaman zaman yorucu oldu. Karakterlerin yaşadıkları olaylar aktarılırken yazarın siyasi görüşleri ve toplumsal eleştirileri çok sık araya giriyor. Başörtüsü, Kürt meselesi, Alevi sorunu, Ermeni sorunu, kadın hakları gibi birçok önemli konuya değinilmesi elbette değerli; fakat bana göre bunların hepsinin aynı hikâyede yoğun şekilde işlenmesi, asıl anlatılan olaydan zaman zaman kopmama neden oldu.
Ayrıca yazarın öğretici bir tavırla sürekli yeni bilgiler verme çabası içinde olduğu hissine kapıldım. Bazı bölümlerde tekrarların fazla olması ve günlük detayların uzun uzun anlatılması da kitabın gereğinden uzun geldiği hissini oluşturdu.
Buna rağmen Serenad’ı tavsiye ederim. Çünkü çok geniş bir okur kitlesine hitap eden, çoğunluk tarafından sevilen ve önemli tarihî olaylara dikkat çeken bir eser. Benim beklentilerimle tamamen örtüşmese de okurken farklı bakış açıları kazandıran, üzerine düşündüren bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar.
Raylara Yatan Adam
Bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; insan ruhunun en derin yaralarına dokunuyor.
✨ Annesini kaybeden bir çocuğun eksik büyüyen yanlarını,
✨ Eşini kaybeden insanların hayata yeniden tutunma mücadelesini,
✨ Sevginin gerçekten her engeli aşıp aşamayacağını,
✨ Dil, din ve mezhep farklılıklarının aşk karşısındaki yerini,
✨ Srebrenitsa’nın yıllar geçse de kapanmayan yaralarını,
✨ Kan bağı olmadan da bir insanı evlat gibi sevmenin mümkün olup olmadığını,
✨ Ve geçmişe dönüp bakıldığında pişmanlıkların neyi değiştirebildiğini sorgulatıyor.