Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara' ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Doğrudan doğruya Kur'an' dan alıp ilhâmı,
Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm' ı
Kuru da' vâ ile olmaz bu, fakat ilm ister
Ben o kudrette adam görmüyorum, sen göster?
Yandık atalarımızın nârına, hâlâ yanarım!
Ümitsizliği küfür sayan inancıma olsun ki yemin,
Bize ümit aşılamadılar, yoksa bu din,
Yine dünyalara yaymıştı yeşil gölgesini;
Yine hakkın sesi boğmuştu sapkınlığın sesini.
Müslümanlık bu değil, biz yolumuzdan saptık,
Tapacak bir putumuz yoktu, özendik, yaptık!
Memleket mahvoluyor, baksana, bedbinlikle.
Ben ki atalarımıza söven soytarılardan değilim,
Anarım hepsini rahmetle... Fakat kırgınım.
- Niye
- Aşılamadılar kalbime bir damla ümit.
Hoca dünyada yaşanmaz, yaşamaktan ümit keserek.
Daha okulda çocuktuk, bizi yıldırdı hayat;
Oysa hiç korku nedir bilmeyecektik, ne yazık!
Neslim ürkekmiş, evet, yoktu ki ürkütmeyeni;
"Yürü oğlum!" diye yüreklendirecek yerde beni,
Diktiler karşıma bir kapkara gelecek ki,
Öyle korkunç olamaz hortlasa devler belki!
Bana dünyaya çıkarken "Batacaksın!" dediler...
Çıkmadan batmayı öğren, ne kadar saçma hüner!
Ümitsizliği ezber bilirim, azmi yüzünden tanımam;
Okutan böyle okutmuştu, beğendin mi İmam?
Bir ışık gösteren olsaydı eğer tek bir ışık,
Biz o karanlıkları bin parça edip çıkmıştık.