Konya Kitap Grubu

Konya Kitap Grubu
@kitaptamedcezir
Konya Kitap Grubu 6. yaşında 95. kitap okunuyor
"...kendisinin de içinde yaşadığı küçük bir azınlığın keyfini ve rahatını sağlamak için milyonlarca insanın çektiği acıların büyük bir gayretle gizli tutulduğu bu çevreden bütün varlığıyla tiksiniyordu."
Sayfa 353 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Ama eğer her şey savcının ve yasayı uygulayıp uygulamama gücünü elinde bulunduran kişilerin keyfine bağlıysa o zaman mahkemeye ne gerek kalıyor?"
Sayfa 342 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"...çünkü eğer ben hapiste değilsem, siz de öyle, bizler hepimiz hapiste değilsek bu sadece ve sadece onların iyi yüreklilikleri sayesindedir. Yoksa her birimizi temel haklarımızdan yoksun bırakmak ve öyle pek uzak olmayan yerlere sürgüne göndermek en kolay iştir."
Sayfa 342 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Genellikle bir hırsızın, katilin, hafiyenin, fahişenin yaptıkları işin kötülüğünü kabul ederek bu işten utanacakları düşünülür. Oysa tam tersi olur. Kaderin ve işledikleri günahlarla yaptıkları hataların sonucunda malum duruma düşmüş olan insanlar, ne kadar yanlış olursa olsun, kendilerine öyle bir yaşam görüşü oluştururlar ki, içinde bulundukları durum onlara iyi ve saygın bir durum olarak görünür. Bu görüşü desteklemek için de yaşamla ve bu yaşam içindeki yerleriyle ilgili oluşturdukları anlayışın kabul gördüğü bir insan çerçevesinde bulunurlar içgüdüsel olarak. İş, becerikliliğiyle övünen hırsızlara, ahlaksızlığıyla övünen fahişelere, acımasızlığıyla övünen katillere gelince şaşırıp kalırız. Ama bu şaşkınlığımızın nedeni sadece bu insanların çevresinin, ortamının sınırlı bir çevre ve ortam olması ve asıl önemlisi de bizim bu çevrenin dışında bulunmamızdır. Ancak zenginlikleriyle yani yağmacılıklarıyla övünen zenginler, zaferleriyle yani işledikleri cinayetlerle övünen komutanlar, güçleriyle yani zorbalıklarıyla övünen hükümdarlar için de aynı şey geçerli değil midir? Bu insanların durumlarını haklı göstermek için yaşam anlayışlarını, iyilik ve kötülük anlayışlarını çarpıttıklarını görmemizin tek nedeni, bu tür çarpık anlayışlara sahip insanlar çevresinin daha geniş olması ve bizim de bu çevreye ait olmamızdır."
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Papaz, yaptığı her şeyi gönül rahatlığıyla yapıyordu, çünkü çocukluğundan beri bunun, eskiden yaşamış olan kutsal insanların inandıkları, şimdi de din adamlarının ve sivil yöneticilerin inanmakta oldukları biricik gerçek din olduğu öğretilmişti kendisine. Onun inandığı şey, ekmekten bir beden oluşması, bir yığın söz söylemenin insan ruhu için yararlı olması ya da gerçekten Tanrı'nın bir parçasını yemiş olması değildi. Bunlara inanmak olanaksızdı. O, bu dine inanmak gerektiğine inanıyordu. Bu dine inanmasının en önemli nedeni, on sekiz yıldır ailesini geçindirmesini, oğlunu lisede, kızını din okulunda okutmasını sağlayan parayı bu dinin törenlerini yaparak kazanıyor olmasıydı. Papaz yardımcısı da aynı şekilde inanıyordu, hem de papazdan daha çok inanıyordu, çünkü bu dinin doğmalarının özünü tümüyle unutmuştu, tek bildiği, ölü duasının, sabah duasının, basit duasının, ilahili duanın, bütün bunların gerçek Hristiyanlar tarafından seve seve ödenen belli bir fiyatı olduğuydu ve bu nedenle insanların odun, un, patates satarken yaptıkları bu işin gerekli olduğuna benzer bir inançla "bağışla, bağışla" sözlerini haykırıyor, ilahiler söylüyor. dualar okuyordu."
Sayfa 197 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu