Mevsimlerden hüzünlü bir sonbahardı. Bahar kadar etkileyici görüntüsü olan ama hep
sonu anlatan. Uludağ’ın etekleri olabildiğince renk cümbüşü. Sanki batan güneşin semada bıraktığı
veda renkleri yaprak yaprak işlenmiş o görkemli dağın eteklerine…
Yer binbir tonu ile günbatımı renklerinin kızıllığını yaşarken sonbaharla, semada ise
seherin aydınlığı yavaş yavaş kaplıyordu hertafı.
Uludağ’ın bağrında çıkan serin sular başını taştan taşa vurarak yol alıyor. Daldan dala
uçuşan kuşların cılıvtılarına çağlayarak eşlik ediyor. Uzun bir yolu var, durup eğlenemez.
Akmıyor sanki koşuyor. Teselli etmesi gereken biri var. “Sen ağlama, o güzel gözlerinden
hüzünlü yaşlar akıtma” diyeceği. “Ben akarım senin yerine. Ben dövünürüm, çırpınırım. Sen
ağlama.”
Su kıvrım kıvrım aka aka yaklaşmıştı menzile. Giriş yapıyordu uludağın eteğindeki bu
saklı güzellik olan Cumalıkızık köyüne. Sokak sokak geziyordu köyün taş yollarında.
Kapısının önünden geçerken duydu Yasemin’in hıçkırıklı göz yaşlarını.. Bir vedanın
ardınaydı bu gözyaşları. Hasan’ını sefere uğurlamıştı. Tesellisi zordu bu yaşların. Su Hüzünlü
hüzünlü aktı kapının önünden.
Beraberce ağladılar… Al.Oku.play.google.com/store/books/det...🪽
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zor şartlar insanı değiştirebilir ama insanın hayal kurma ve ilerleme isteğini yok etmek zorunda değildir. Emek, mücadele ve yaşanan kayıplar bazen insanın kendini tanımasının başlangıcı olabilir. Baragan'ın Dikenleri