kitaptanbirkarakter

kitaptanbirkarakter
@kitaptanbirkarakter
10/10
·352 syf.··
2022 27. kitabı
Bayıldım! Bayıldım! Bayıldım! Kitap o kadar güzeldi ki... Daha önce okumamış olmaktan üzüntü duyuyorum. Daha gençken okusaydım Perry’e ölüp biterdim. Şimdi de öyle ama şu an daha olgun bir yaşta okurken gerçeğin farkına varabiliyorum. Perry mükemmel bir erkek ama Roar asıl aşık olunası kişi. Bu kitapta bunu anlamamak için hissetmemek gerekir. Aria ile ayrı düştüklerinde Perry neredeyse ona ihanet ediyordu. Ama Roar asla Liv yokken bunu yapmadı. Onun peşinden gitmekten onu başkasıyla beraber görmüşken bile umut etmekten vazgeçmedi. Asil, anlayışlı ve espirili biri... Ona resmen aşık oldum. Özellikle Aria ile aralarında olan bağ beni benden alıyor. Böyle derin bir arkadaşlık görmek hoşuma gidiyor ve yakışan bir çift olabilirlerdi ama ikiside başka insanlara ait. Anlamadığım şey yazarın neden ‘o olayı’ yazmasıydı. Mükemmel ilerleyebilirdi. Başka türlü olabilirdi. Her neyse. Kurgu giderek mükemmel olmaya devam etti. Durgun hiçbir bölüm olmadı. Resmen son sürat ilerliyoruz. Ve kurgunun gittiği yere bayıldım. Tek söyleyebileceğim kesinlikle okuyun!
Fantastik
Bitmeyen Gecenin İçindeVeronica Rossi · Pegasus Yayınları · 2015165 okunma
Reklam
10/10
·384 syf.··
2022 26. kitabı
Veronica Rossi
8/10 · 235 okunma
10/10
·384 syf.··
2022 26. kitabı
(Ufak tefek spoiler olabilir.) Yorumuma başlamadan önce söylemek istiyorum ki okuduğum en kötü Pegasus çevirisiydi. Kimin ne söylediğini bir süre anlayamadım. Karmaşık ve tutarsız çevirisiyle okumam neredeyse üç günümü aldı çünkü insanda okuma iştahı bırakmıyordu resmen. Kitabın başında Aria’ya o kadar gıcık oldum ki anlatamam. Kız sadece kendi bildiklerini doğru kabul ediyor ve başka birinin söylediğini umursamıyordu. Tam bir aptaldı. Ama sonradan bunun tanımadığı bir dünyaya önyargıyla yaklaşmasından ibaret olduğunu anladım. Çünkü Aria aslında o tanımadığı dünyayı keşfettikçe onun bir parçası oldu ve bu değişimi okumak mükemmeldi. Bedeni, duyuları ve güçleri gelişti. Kimseye ihtiyaç olmadan kendi ayakları üzerinde duran bir kadın oldu. Ayrıca birini sevmenin ve onu bırakmanın verdiği acıya katlandı, olgunlukla karşıladı. Bu o kadar gurur vericiydi ki. Perry ise en başından beri mükemmeldi. Kızın ırkından hoşlanmıyordu ama ona yine de iyi davrandı çünkü kız masumdu. Onu korudu, besledi ve kaçınılmaz olan oldu. Aşık oldu. Bu birazcık hızlı oldu diyebilirim ama hoşuma gitmediğini söyleyemem. Aşırı tatlılardı. Perry’nin erkeksi lord tavırları beni benden aldı! Ama aynı zamanda tek sakinleşme yolunun Aria olması... Siz resmen birbiriniz için yaratılmışsınız demek istedim onlara! Kitabın konusuna gelecek olursak fantastik ve distopya karışımı diyebilirim. Farklı bir gelecekte geçiyor ve insanların mutasyona uğramış genleri var. İyi duymak, görmek ve koklamak gibi. Herkes yaşam mücadelesi veriyor ve konu genel olarak bunun üzerine dönüyor. Kitap çok güzeldi. Farklıydı ve özgündü. Tek sorun betimlemeler yeterince iyi değildi çünkü değişime uğramış dünyayı tam olarak kafamda canlandıramadım. Fakat her şeye rağmen kesinlikle tavsiye ediyorum.
Fantastik
Sonsuz Gökyüzünün AltındaVeronica Rossi · Pegasus Yayınları · 2014235 okunma
Beğendim.
9/10
·480 syf.··
2022 25. kitabı
Masal uyarlamalarına bayılıyorum. Özellikle Güzel ve Çirkin favorimdir. Bu yüzden Yalnızlığın Kara Lanetine başlarken aşırı heyecanlı ve beklenti doluydum. Başta olayların ortasına dalış yapınca kafam karıştı fakat sonrasında karakterlere alıştıkça kurgunun yazarın zihninde nasıl güzel işlendiğini gördüm. Yazar kendinden özellikler katmıştı ve bu çok iyiydi. Mesela prens sürekli aynı canavar olmuyordu her dönüştüğünde farklı bir canavar oluyordu. Hoşuma giden daha bir sürü detay var ama spoiler olmasını istemiyorum. Prens Rhen kibar ama kibirli aynı zamanda aşırı gururluydu. Doğrusu tamamen benimseyebildiğim bir karakter olmadı. Aşırı özgüvensiz olması bunun en önemli nedeni. Ama hakkını vermek gerekir ki çok fazla ölüm görmüş ve çoğu kendi ellerinden olduğu için artık pes etmiş gibiydi. Kendine dair umudu kalmamıştı. Bu duruma aşırı üzüldüm. Sımsıkı sarılasım geldi. Ama kendine meydan okuyarak yoluna devam etmesi gerçekten etkileyiciydi. Kızımız Harper ise aşırı güçlü bir kadın karakterdi. Hastalığı yüzünden sol ayağına tamamen güç veremese bile bu onu durdurmuyordu. Ata biniyor, ok atıyor ve hançer fırlatıyor. Ona dayatılan hiçbir şeyi kabul etmiyor. Normal bir insan olarak doğmuş olması ruhunun prenseslere layık olduğunu değiştiremezdi. Fakat bazı durumlarda aşırı şüpheci olması canımı sıkmadı değil. Bir insanın aşık olup olmadığını bilememesi bana imkansız geliyor. Mantıksızdı. Belki de bu yüzden aralarındaki çekimi hissedemedim. Bu da beni sinir etti. Prensle aralarındaki iletişim güzeldi ama tutku yoktu. Sanki aşk yoktu. Sadece sevgiydi ve bana yetmedi açıkçası. Ve Grey. Benim yenilmez kumandanım. İlk defa prens konumunda bulunan birinden daha çok sevdim bir karakteri. Adam çizgisinden bir kere bile çıkmadı ya! Aşırı özgüvenli ve dediğine sadık biriydi. Ona
Fantastik
Yalnızlığın Kara LanetiBrigid Kemmerer · Epsilon Yayınevi · 2019515 okunma