"Bir zamanlar tüm dünyası annesinden ibaret olan bir çocuk vardı. Annesinin söylediklerini sünger gibi emerek büyüyen, yanlış dediğini yanlış, doğru dediğini doğru kabul eden, özür dilemeyi, hatasından dönmeyi bilen bir çocuk. O çocuk benden artık çok uzakta. Cezalandırmanın da azarlamanın da faydası yok. Dünyası benim dünyamdan çok farklı ve biliyorum ki, bir daha asla kollarıma dönmeyecek. "
"Gözlerimi kapatıp uyumaya çalışıyorum. Biraz uyusam ve uyandığımda tüm bu yaşananlar bir rüyadan ibaret olsa, her şey eski haline dönse keşke. Anlamak ya da kabullenmek için çabalamamın gerekmediği, sorunsuz, basit ve sıradan hayatıma dönebilsem."
"Sorunun bir kısmı da kim olduğumu artık bilmemem. Eskiden öyle bağımsızdım ki. Arzularım, isteklerim ve kendime ait bir hayatım vardı ama sanki kocamla tanıştığımdan beri soluyormuş gibi hissediyorum. Ve düşüyormuşum gibi. Ama kendim mi atladım yoksa itildim mi, hatırlayamıyorum artık. Sanki kendi kendimin, düşüncelerimin ve duygularımın kontrolü bende değil yıllardır. Onun dünyaya dair düşünceleri şimdi benim düşüncelerim; bulaşıcılar sanki."