İstanbul kimsenin umurunda değil. Gözlerinin önünde gelecekleri çalınıyor, bana mısın demiyorlar. Bu şehrin insanları çok vicdansız, çok vefasız, çok cahil. Bugünü kurtarsınlar yeter. Lafa geldi mi herkes şikâyetçi. Fakat bir şeyler yapalım dediğinizde, önce kendi çıkarlarına bakıyorlar. Şehrimize sahip çıkalım, İstanbul Kültür Başkenti filan hepsi yalan. Hepsi ucuz propaganda... Belediyeler, valilik, hükümet, devlet, vatandaş, hepsi yalan söylüyor. Hepsi sahtekâr...
Umudunu imanından alan insan, veren Rabbi olunca, verenden de vereceğinden de emin, razı ve hoşnut olur.
Umut, insanın kendi varlığının farkında olması ve bunu hayata taşımasıdır.
Umut, insanın kendisinden istifade edecek potansiyelini, ilk önce kendisinin fark etmesidir. Bu farkındalık hedef, hareket ve emek getirir.
Bela sadece zorlu imtihanların adı değildir. Sunulan imkanlar, ulaşılan arzular da birer imtihan vesilesidir. Yokluk kadar varlık da imtihandır. Var olanın şükrü, bazen yok olana sabretmekten daha çok dikkat ister.