Açıkçası ne yazacağimı bilmiyorum. Kitabı okumaya başlarken bu kadar etkileyeceğim aklımın ucundan geçmezdi. Fakat çevremde böyle bir şeyle karşılaşmadığım ekstra bir etki bıraktı üstümde. Ki insan belki de böyle bir şeyle karsılastiysa daha fazla etkileniyordur bu yazılanları okurken. Bilmiyorum. Ben anca kendi hissettiklerim kadar bir şeyleri yazabilirim. Okumaya başlarken bile hatta ilk sayfalarda bile aklımdan hep "insan bunu kendi çocuğuna, kardeşine nasıl yapabilir" sorularıyla savaştım. Tamam böyle bir şey oldu peki ya saklayanlar. Vicdanını nasıl susturdun. Aile yapısı bozulmasın diye susan aileler, çocuklarına inanmayan anneler, laf olmasın kafasıyla yola çıkan nice ablalar, abiler.. Bir insanın kalbinin bu denli kararacağına şu cümlelee ile tanıklık ettim. "Abindir evlene kadar yapmak zorundasın." "Hakim bey, bahçenize diktiğiniz ağacın ilk meyvesini başkasına verir misiniz?".. İnanın ben insanlığımdan utandım.. Yapılan bunca istismarın cezasız sonuçlanmasına da vicdanım ağlıyor, sustuklarım kanser ediyor boğazımı. Bir kez daha düşündüm hak, hukuk, adalet gerçekten var mı? Yoksa duvardaki o yazıdan mı ibaret..