Kant -hiçbir koşulda— asla yalan söylenmemesi gerektiğini düşünüyordu. Katil olabilecek birinden arkadaşınızı korumak için bile olsa. Yalan söylemek her zaman ahlaki açıdan yanlıştır. Hiçbir istisnası yoktur. Hiçbir bahanesi yoktur. Bunun nedeni, işine geldiği durumda herkesin yalan söylemesi gerektiğini genel bir ilke yapamayacak oluşunuzdur.
(...)büyük ihtimalle hayatının sonuna doğru tam bir ateist olmuştu. 1776 yazında arkadaşları onu Edinburgh'da ziyarete geldiklerinde, Hume ölüm döşeğindeyken dine dönmeyeceğini açıkça belli etmişti. Tam tersine. Bir Hıristiyan olan James Boswell ona, ölümden sonra olacaklar konusunda endişeli olup olmadığını sorduğunda Hume ona öldükten sonra bir hayatı olmayacağından emin olduğunu söylemişti. Ona, Epikuros'un verebileceği türden bir cevap verdi. Doğmadan önce var olmadığı zaman konusunda nasıl endişelenmiyorsa, ölümden sonra ne olacağı konusunda da endişelenmiyordu.