Kabuğuna çeken göçmen
Yuvarlak örtü aynı Aydan
Gece yarısı gündüzleri
Ayakkabı çizgilerine yüklü
Tek bavul kendini taşımak
Ülke bir kelime iken soyundan
Kalbi sağlam kalacak yerdir
Huy sahibi göçen kuşlardır
Kıpırdanıp yuvadan göğe
Ardında döktüğü kabuğuna
çeken göçmen
A.T
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tablolar ile algısız
Fırçanın kirine kinidir
Sanat tarihine bölündü
O savaş, gözün damarına takılı
Sen görmediğim bir yersizlik göster
Manzarasına satılık huzur sahibi bulan
Dünyayı pahalı antikacılar çarşısında alan
Tabloları çiviye yüzük
Algıları aklına düzlük
Nefesi bir limuzine bindirmedim
Değeri, esip giden rüzgâra yükledim
Dönen köşede beni karşılayacak
Lambaları göz ferimden parlak olmayacak
Ruhum penceresinde havadar
Oysa o camlarına kilit vurulan da dar
Yol haritası okumak yönü göstermeyecek
Akıl kaçıncı bulvarında kaldıysa oradasın
Orada olman da gelmekle bilinmeyecek
Aynı işaretlerle yol alman
Dönen köşede seni bulacak
Yollar kapalı olduğu için
Zaman yularında sıkışacak
Nefesi bir limuzine bindirmedim
Lambaları göz ferimden parlak olmayacak
A.T
Hem anlarsın ki: Öyle bir Rahman, öyle bir âlemde, öyle has ibadına öyle ikramlar edecek; ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne kalb-i beşere hutur etmiştir. Âmennâ...
Sözler - 77
Her asırdaki insan âlemi; ibretnüma bir şeceredir. Arz dahi, mahşer-i acaib bir şecere-i kudrettir. Hattâ dünya dahi, meyveleri âhiret pazarına gönderilen bir şecere-i hayretnümadır.}
Sözler - 76