Televizyon, içine dalıp saklanabildiği bir mağaraydı onun için... Belki de hayal ettiği hayat için mücadele etmek yerine onu televizyonun içinde arıyordu.
"Görülemez, duyulamaz, dokunulamaz bir bilinmezdedir bu çember. Kaç yıl süreceği hesaplanamaz, çevresi ölçülemez. Ne beden dayanabilir bu yola ne de bir ruh. İnsanın ömür dediği şey çemberi kat edebilme sanatıdır. Ömür sanatını güzelleştirecek en büyük güç ise çemberin özü, sebebi olan aşktır.
Bu sebeple İnsanın ömür döngüsüne 'aşk çemberi' denir.
Her İnsamn doğduğu ve öldüğü nokta birdir. İnsanın yolculuğu başladığında başka yere değil sadece doğduğu yere varabilir.
Uyanamadan çemberi tamamlayanlar elem bir neticeye, sırrı keşfedip uyanarak tamamlayanlar ise hakikate varırlar... "