:"büyü be kızım,artık herşeye doldurma şu gözlerini. bak,geçiyor ipek gibi zamanların. sessizce vedalaş kafandakilerle. açma artık eski defterleri. sana çiçek verene bahçe bağışlama çiçeğin karşılıgı çiçektir."
1000Kitap
Kendine doğrulttuğun okları başkasının elinde görsen şefkatle indirir bir de o elleri öperdin be kızım be
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yıllar oldu senin ellerine de hasretim ay benim ay benim ay kızım bı derdim var
Alıntı
Eylül’üm… Kurban olduğum, En güzel hayalim, Daha yüzünü görmeden bile kalbimin en güzel köşesine yerleşen kızım… Diyor ki sen beni geceleri uykusuz bırakacakmışsın. Uykumdan uyanıp seni kontrol edecekmişim. Altını değiştirecek, kucağıma alacak, mamanı verecekmişim… Bunu söylerken sanki yorulacakmışım gibi söylüyor annen. insan hayaline kavuşunca yorulur mu? İnsan dua ettiği bir nimete kavuşunca off mu der, yoksa her gün yeniden şükür mü eder? İnsan özlemle beklediği yarına kavuşunca onu sıradanlaştırır mı, Yoksa her baktığında İyi ki… deyip Rabbine bir kez daha hamd mı eder? Ben biliyorum… Senin her uykusuz gecen benim en huzurlu gecem olacak. Her ağlayışın bana emanet olduğunu hatırlatacak. Her gülüşün, bütün yorgunluğumu unutturacak. O ellerin yüzüme değdiğinde hayattaki geri kalan her şeyi sileceğim, sen benim yüküm değil, en güzel emanetim olacaksın. Dün annen bana, İleride de bana hep böyle sevgiyle bakacak mısın diye sordu. Bir kaç saniye düşündüm önce, Henüz tanımadığım bir yaşta olduğumuzu, karşımda olduğunu, dualarımın kabul olduğunu, içimdekinin artık yanımda olduğunu hayal ettim. Sonra dedim ki; Bakarım… Hem de ömür boyu sevgiyle bakarım. Fark ettim ki bu cevap eksik. Ben ona sadece sevgiyle bakmayacağım. Saygıyla bakacağım. Şefkatle bakacağım.
Hz Hatice annemizin büyük annesi Zahide Hanım ın evlilikle ilgili tanımı: Hazreti Hatice Evlilik açılmamış bohça gibidir kızım demişti.İçinden ne çıkacak bilinmez.O bir ahiret gömleğidir ki giyinmek kolay olsa da çıkarması pek zordur.Dar olursa yakar yapışır, geniş olursa doyumsuz bir cennet yaşatır
Didem Madak kızına yazdığı mektubu şöyle bitiriyor; “cânım kızım, cehaletimden şair oldum annesizlikten, sen sakın şair olma.”