"Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler.
Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda
yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları burada da deneyimleyebiliiriz. Olmamız gereken tek bir kişi var. Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzuz. Yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe. Onun için bu hayatımızdaki insanlara iyi davranalım. Arada bir başımızı kaldırıp yukarı bakalım çünkü nerede olursak olalım gökyüzü her daim sonsuz."
"Zihin ne biçim bir görüntü oyunu, birbirine benzemez şeylerin buluşma yeri! Bir an soyumuzdan, konumumuzdan pişmanlık duyuyor ve çileciliğin yüceliğini arzuluyoruz; bir an sonraysa eski bir bahçe yolunun
kokusundan etkileniyor, ardıçkuşlarının şakımasını duyunca gözyaşı döküyoruz."
"...çünkü kulak ruhun ön odasıydı ve şiir, şehvet ya da baruttan daha etkili olarak bozabilir ve tahrip edebilirdi saflığı. Öyleyse en yüce görev şairinkidir, diye devam etti. Başkalarının sözlerinin ulaşamadığı yere ulaşır onunkiler."
"Şöhret, dedi insanın kollarını kasan örme bir palto gibidir; kalbi zapteden gümüş bir ceket; bir bostan korkuluğunu gizleyen boyalı bir siper gibidir."