Son Ada Livaneli’nin okuduğum yedinci ya da sekinci kitabı. Her kitapta faklı bi konunun içinde farklı duygulara teslim oldum. Bu yüzden yazarın kalemine olan saygım da sevgim de ortalamanın fazlaca üstündedir. Son Ada kendilerini aşırı demokratik gösteren sistemlerin aslında ne kadar da diktatör,baskıcı ve yıkıcı olduğunu görmemizi istediği derin mesajların olduğu eleştirel bir kitap. Yazar eleştiriyi de tek yönlü yapmayarak mevcut durumu daha iyi okumamızı sağladı. Her şeye bu kadar çabuk kanan, sineye çeken, boyun eğen, susan arkadaşlarının,komşularının yanında ben Yazar karakterinin yanı başında olmak isterdim. Bu kadar sesli bi karakterin bi bu kadar sessizliğin içine gömülüp yalnız kalması beni üzmekten çok öfkelendirdi. İnsanların bu profilde bir yaşamı kendilerine yakıştırabilmesi beni hep şaşırtıyor. Seni canından etmeyecek her mücadelede sesini çıkarabilmeli insan, bazen canından da edebileceğini bilerek. Yazar karakteri her ikisi için de herkesin yerine sesini çıkardı.
Bu kitabı okurken de aklım sürekli usta kalem Yaşar Kemal’in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca kitabına gitti. Sanki her an Filler Sultanı gelip ada halkını dev adımlarıyla ürkütecek ya da Son Ada’nın martıları uçup kırmızı sakallı topal karıncadan imdat isteyeceklermiş gibi hissettim. Belki çok fazla bağ kurdum bilmiyorum ama her iki kitabın konu ve işleyiş yönünden bende bıraktıkları intiba aynı. Bu kısa karşılaştırma kısmı da okuyucu arkadaşlara fikir olsun Son Ada’dan sonra Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca kitabına şans versinler. Arkada da fon müzik olarak Sen Gül’ün Padişahım şarkısını açıp ekibi tamamlasınlar