"Kendisinden umduğum hususlarda ey zatına sığındığım
Ve ey korkup çekindiklerimden kendisine istiazede bulunduğum
İnsanlar kırdığın kemiği onaramazlar
Senin onardığın kemiği de asla kıramazlar."
"Şüphesiz ki Allah Teâlâ, mümin nefisler için cennetten başka bir değer biçmemiştir. Onların kalplerini de nazarının mahalli kılmıştır. Öyleyse nefislerinizi değersiz mallara satmayınız. Allah Teâlâ'nın nazar yerinin, razı olmadığı şeylerden korumaya dikkat ediniz!"
İbn Kayyim (rahimehullâh) şöyle demiştir: Bizim Allah (tebâreke ve teâlâ)'yı sevmemiz garipsenecek bir şey değildir... Fakirin zengini sevmesi, alçak olanın izzetli olanı sevmesi garipsenecek bir şey değildir... Kendisine ihsanda bulunanı, nimetlerle lütufta bulunanı sevmek doğasında vardır. Ancak acayip olan; Melik' in tebaasını, kullarını sevmesi, onlara her türlü nimetle lütufta bulunmasıdır... Allah sana bereket versin... Bil ki; Allah'ın kullarından birini sevmesi, müthiş ve büyük bir şeydir, bol lütuftur... Bunun kıymetini de ancak Allah (subhânehû)'yu kendini vasfettiği şekilde sıfatlarıyla bilen bilebilir.
Allah azze ve Celle şöyle buyurmaktadır;
"Hani bir zamanlar Allah, kendilerine kitap verilenlerden; "Onu muhakkak insanlara açıklayıp anlatacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz." diye söz almıştı."
Âl-i İmrân 187.