Farklı zamanlarda olsa bile nihayet aynı yerdeydiler işte. Aynı hatıranın içinde… Yitip gitmiş bir anın kırılgan gölgesinde. Sadece bu bile ikisini yakınlaştırmalıydı.
Tanıdık yüzlerin biri gidip biri geliyordu. Gelip de yalnızlığımı teklifsizce bölmelerine seviniyorum ama üzerime dökmek istedikleri sudan da sakınıyorum kendimi. Keşke suyu falan boş verip sadece yanımda dikilmeyi akıl edebilseler. Konuşmayı bilsem anlatacağım; onlardan su beklemediğimi, sadece etrafımda olmalarının bana yeteceğini söyleyeceğim ama tıpkı diğer saksı bitkileri gibi benim de dilim yok. Konuşamıyorum.