Benim bundan altı sene önce yaşadığım bir olay. Esat'ta yürüyorum. Arkadaşlarım var yanımda. Kırk yaşlarında ve bürokrasi içinde
iyi yerlerde olan bir tip. Bu olaydan dört-beş yıl öncesinden tanıdığım
bir insan. Bu insan her seferinde beni arar, bana bir erkek ayarla der.
Benle bile yatmaz, çünkü ben onun tarzı değilim. Ben en azından görüntü olarak kadınım. Bana yüksek paralar vererek, benim evimde
kendini düzdürür. Esat'ta karşıma çıktı. Yanında yirmi beş, otuz yaşlarında bir kadın vardı. Yanından geçiyordum ki "Aa, bak top" diye be-
ni gösterdi. Ben de bunun altında kalmadım. Döndüm, ismiyle, yaptığı işiyle, oturduğu semtle, cep telefonuyla hitap ettim. "Sen şu şu şahıssın, sen şunları yapan bir insansın, nasıl bana bu kelimeyi söylersin," dedim. Şok oldu, böyle bir şey beklemiyordu. Ortam müsait olsa, bana çok kötü zarar verebilirdi. Yanındaki kadına kendini ispatlamaya çalıştı, benim yalan söylediğimi ispatlamaya çalıştı. Kendini savunmaya kalktı, çünkü haksız, suçlu. Ben haklıyım. O yüzden de rahat bir şekilde o caddede de dolaşabiliyorum. "Sen beni karıştırıyorsun, yanlış tanıyorsun," falan dedi. "Nasıl yanlış tanıyabilirim kardeşim, telefon numaranı biliyorum, yaptığın işi biliyorum, adını adresini biliyorum. Sen de bunları yaşamıyorsan, beni tanımıyorsan, sapına
kadar erkeksen, sen bunu bana değil, yanındaki kadına ispatlamaya
çalış; ama ben senin böyle olduğundan eminim," dedim.