1950'lerin Amerikasında siyah beyaz gerginliğini derin bir şekilde işlemiş, Siyahların çektikleri acılar,hor görülmeleri,dışlanmaları hatta cinsel obje gibi görülmeleri dahi işlenmiş bu kitapta. Rufus'un psikolojik olarak ne düşündüğünü ve nasıl bitiş yaşadığını bize çok aktarmasa da yazar bunu bizlere düşündürmeye itiyor.
Ve dahası çağımızın cinsellik,kimlik,aldatma,ırkçılık,depresyon hakim.Karakterler her anlamda biraz depresyondalar içsel dünyalarıyla karşı karşıya kalıyoruz ama şu durumda kim öyle değil ki. Bu arada homofobik okurlarımız varsa biraz rahatsız edebilir bu kitap sizi :)