mert

Hayvanlar yaratılışlarındaki kanaat etme duygusuyla çoğunlukla göreceli bir saadet bulur. Zira talepleri, zevki, düşüncesi sınırlıdır. Lakin insan -insanıkâmil müstesna olmak şartıyla- aradığı, istediği ve özlediği saadetin mahiyetini pek de bilmediği halde yine bilmediği bu meseleye bir had ve hudut tasavvur etmez ve tayin eylemez. Nice mesutlar vardır ki bu hırs ve tutku yüzünden mesut olmadığı zannında bulunur. Kendi kendine fani hayatını cehennemî bir hale getirir. Zaten en basit ve ilkel bir insanın, bir insan yavrusunun bile bitmez tükenmez bir emeli vardır. İnsan, işte şu devirde her şey oldukça anlaşılmışken, anlaşılmayan bir muamma. Nedense insan yaradılışça tuhaftır; birçok şeye sahip olur, oldukça hırsı artar.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Reklam
eti geçti duydun mu bıçak kemikte
1 MAYIS EMEĞİN, DİRENİŞİN VE UMUDUN GÜNÜDÜR! Bugün sadece bir takvim yaprağı değil; alın terinin, sömürüye karşı direnişin, “Yeter artık!” diyen milyonların sesidir. İşçinin çekiç sesiyle, öğrencinin kalem ucu birleşir bugün; Aynı sofraya hasret kalanlar, aynı pankartın altında buluşur. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçinin, öğrencinin, emekçinin birliği! Güvenceli yaşam, eşit gelecek, özgür yarınlar için… Omuz omuza, yan yana, inatla!
Biz de asılları "varlık bakımından hiç", "bilgi bakımından hayalden ibaret olan bu silsileyle hiçbir meziyeti, hiçbir mahiyeti olmayan eşyalar topluluğuna bin türlü aldatıcı renkler veriyor ve kendimizi tatlı tatlı aldatarak hayatta bir mana görüyoruz. İşte bütün iğrençliğiyle hayatın gerçeği.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Halkımız içinde bir zümre var ki yalnız "bilmediğini bilmez", bundan başka her şeyi bilmek iddiasındadır. Hekim değildir, lakin hekimleri küçümser, önüne gelene ilaç tavsiye eder. Evlenmesini asla bilmemiş, içi dışı çirkin bir karı almıştır, böyleyken her gence evlenme usulü öğretir. Birçok para harcayarak yaptırdığı ev ahıra benzer, mamafih Mimar Sinan'ı bile beğenmez...
Sayfa 107·Kitabı okudu