mert

Bir ada; iki gözyaşı arasındaki mavi harfleridir, akşamla kâğıttan kayığı batmış bir çocukluğun, kimi dipte kelimeler ve acısı yüzüne vurmuş bir ada, mavi yerine bir kızın gözlerinde unutulmuş Ben başkasının adası olsaydım gözlerimi rüyadan saklardım, desinler ki: acı uyumuş...
Sayfa 80·Kitabı okudu
Hayvanlar yaratılışlarındaki kanaat etme duygusuyla çoğunlukla göreceli bir saadet bulur. Zira talepleri, zevki, düşüncesi sınırlıdır. Lakin insan -insanıkâmil müstesna olmak şartıyla- aradığı, istediği ve özlediği saadetin mahiyetini pek de bilmediği halde yine bilmediği bu meseleye bir had ve hudut tasavvur etmez ve tayin eylemez. Nice mesutlar vardır ki bu hırs ve tutku yüzünden mesut olmadığı zannında bulunur. Kendi kendine fani hayatını cehennemî bir hale getirir. Zaten en basit ve ilkel bir insanın, bir insan yavrusunun bile bitmez tükenmez bir emeli vardır. İnsan, işte şu devirde her şey oldukça anlaşılmışken, anlaşılmayan bir muamma. Nedense insan yaradılışça tuhaftır; birçok şeye sahip olur, oldukça hırsı artar.
Sayfa 171·Kitabı okudu
eti geçti duydun mu bıçak kemikte
1 MAYIS EMEĞİN, DİRENİŞİN VE UMUDUN GÜNÜDÜR! Bugün sadece bir takvim yaprağı değil; alın terinin, sömürüye karşı direnişin, “Yeter artık!” diyen milyonların sesidir. İşçinin çekiç sesiyle, öğrencinin kalem ucu birleşir bugün; Aynı sofraya hasret kalanlar, aynı pankartın altında buluşur. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçinin, öğrencinin, emekçinin birliği! Güvenceli yaşam, eşit gelecek, özgür yarınlar için… Omuz omuza, yan yana, inatla!
Biz de asılları "varlık bakımından hiç", "bilgi bakımından hayalden ibaret olan bu silsileyle hiçbir meziyeti, hiçbir mahiyeti olmayan eşyalar topluluğuna bin türlü aldatıcı renkler veriyor ve kendimizi tatlı tatlı aldatarak hayatta bir mana görüyoruz. İşte bütün iğrençliğiyle hayatın gerçeği.
Sayfa 96·Kitabı okudu