Halkımız içinde bir zümre var ki yalnız "bilmediğini bilmez", bundan başka her şeyi bilmek iddiasındadır. Hekim değildir, lakin hekimleri küçümser, önüne gelene ilaç tavsiye eder. Evlenmesini asla bilmemiş, içi dışı çirkin bir karı almıştır, böyleyken her gence evlenme usulü öğretir. Birçok para harcayarak yaptırdığı ev ahıra benzer, mamafih Mimar Sinan'ı bile beğenmez...
Filozof Taine ne kadar doğru söylüyor! Diyor ki "İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidir. Tesadüfen akıllı bulundukları anlar pek kısadır." Gerçekten de insanlarda zerre kadar akıl ve hikmet olsaydı, değil ebedi bir hayat aramak, hatta bu miskin ve fakat gelip geçici varlığa bile katlanmayarak "eyvah zevkini", "hayat külahını" yokluk sultanına takdim ederlerdi.
Ey insanoğlu! Gözünüzü açın, tabiatınızın gereğini iyice düşünün. Şairane ve fakat aldatıcı sözlere uyup da ömrünüzü boşuna geçirmeyin. Gülün, eğlenin, zevk alın, yiyin, için! Dünyada yalnız iki istek, iki maksat vardır, kalanı yalandır. Bunlardan birisi kibir, diğeri şehvettir. Bu iki isteğe insanı sevk eden benliktir. Bu iki maksada nail olmaya çalışın, nefsinizi her şeye tercih edin. En küçük bir zevkiniz için binlerce insan telef olsa bile hiçbir önem vermeyin. Tabiatınızın gereği budur, doğanın gereği de budur. Bu âlem birbirini yemek, yok etmek üzerine kuruludur. Her şey birbirinin doğal düşmanıdır. Birbirinin hırs ve tamah dişinden kurtulanları da bir gün geliyor, ecel denilen ifrit büyücüsü yutuyor. İşte hakikat budur. Uydurmalara inanmayın, benliğinizden başka mevcut, zevkinizden başka maksat tanımayın.