9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2026 132. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere harika bir fantastik serinin ikinci kitabı olan Koment Dolunayı ile geldim. Yazarın kalemi gerçekten oldukça güzel ve akıcı. " Esen yelin uğultusu da bu gergin bekleyişi körüklüyordu. Zaman ilerliyor ama yüzlerindeki durgun düşünce söze dökülmüyordu." İlk kitapta okuduğumuz birçok olay artık ikinci kitaptı yerine oturmuş vaziyette. Anna'nın gördüğü görüler, rüyalar, yaşadığı halüsinasyonlar, bayılmaları sebebini artık çok iyi biliyoruz. İlk kitapta zaten artık anlamıştık sonlara doğru çözmüştük ama ikinci kitap bizim için bir nevi sözlük olmuş oldu. Ben yazarın kalemini aşırı sevdim o kadar güzel üslup ile yazmış ki kitabı bayıla bayıla Okudum. Anna'nın annesi ve babası tatile çıktıktan sonra Anna Eden ve arkadaşları ile birlikte br Çiftlik evine giderler. Orada çok güzel vakit geçirirken aynı zamanda Eden ve arkadaşları yirmi birinci komenti aramak için keşfe çıkarlar. Onlar keşifte iken bu arada Eleanor ve Anna hem dertleşir hem de Kılıç çalışmaları yaparlar. Aslında zaman yeni silahları ve teknikleri sunsada kılıç önemini ve kutsallığını daima korumuştur komentler için. Ara ara yürüyüşleri çıkan Eden ve Anna'nın tek sorunları vardı oda Anna'nın savaşçı olmasını Eden'in kabul etmemesi. Günler sonra Anna o inadı kırar ve bir savaşçı koment olmasını istemeyen Eden kabul etmek zorunda kalır. Dolunay vakti onlar için çok önemli bir faktör diğer dünya ile bağlantı aslında. Nerasya'ya gitme vakti geldi. Eden Anna ve arkadaşları ile birlikte gittikleri zaman Anna'yı çeşitli yerler göstermişlerdi Çünkü artık Anna Eden'ni ikna etmiş ve savaşçı olacağı sırada aslında hiçbir şey istedikleri gibi, umdukları gibi gitmedi aranan yirmi birinci koment hepsinin gözünün önündeymiş. Hatta yanlarındaymış. Gerçeği öğrenen Eden ne yapacağını bilemedi hiç
1000Kitap
Koment DolunayıAslı Çorbacı Özkan · Hasrem Yayınları · 20256 okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 119. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere harika bir genç fantastik kitabıyla geldim. Sevgili yazar @aslicorbacii kalemiyle tanışma kitabım olan Yirmi Birinci Koment. Kitabın resmen üslubu var kelimeler okadar özenle seçilmiş ki okurken aşırı keyif aldım. Kitaba ilk başladığımda yıllat önce çok sevdiğim bir film geldi aklıma. Gerçi şimdide çok seviyorum. Ama kitabı biraz ilerletince olaylar farklı boyutlara geçiyor. Film geride kalıyor. Sıradan bir hayatı olan Anna genç bir üniversite öğrencisidir. Annesi annesi ve babası ile yaşam süren bir pilot kızı. Bir okul günü Anna’nın hayatının aniden değişmesiyle başlar herşey. Anna içine kapanık, kitaplarıyla yaşayan, sakin bir kızdır. Ancak bir gün karşılaştığı gizemli bir kişiyle birlikte hayatı tamamen altüst olur. Kalbinde bilmediği bir kelebeklenme yaşanır ki bu kaçınılmaz.Bu karşılaşma sıradan değildir. Çünkü Anna, bu kişiyle karşılaştığında hem fiziksel hem zihinsel olarak garip şeyler yaşamaya başlar. Baş dönmesi, kulak uğultusu, yoğun bir çekim hissi. Bu durum aslında onun başka bir dünyaya, başka bir gerçekliğe bağlı olduğunun işaretidir. Aynı anda okula üçlü iyi grup üçlü kötü grup geldi diyebiliriz. Ama hepsinin ama belli Yirmi birinci Koment. Jane, Colin ve Eden ile git gide yakınlaşan Anna artık ne arkadaşlıktan ne aşktan kaçamaz. Günler geçip herşey güzel giderken Eden birden uzaklaşmaya başlar. Anna'nın gördüğü rüyalar artar artık kendisini eskiye nazaran daha kötü hisseder. Okulda ağladığı gün olan olay... Evet aranan Koment ağlayınca güller yanıp gökyüzüne yükseliyormuş buna tüm okul şahit olunca Elena direk emin adımlarla Anna'nın olduğunu düşündü. Ve peşine düşüp ansızın onu içinden çıkamayacağı bir zaman dilimine fırlatır. Neyseki son anda Eden yetişir. Eden artık herşeyi anlatmaya kararlı. Peki Anna bu duyduklarını
1000Kitap
21. KomentAslı Çorbacı Özkan · Satürn Yayınları · 202511 okunma
Reklam
Puan vermedi·270 syf.··
2026 84. kitabı
Bugün sizlere kalemini sevdiğim bir yazarın ikinci kitabı ile geldim. @aslicorbacii , “Koment: Dolunayı” ile ilk kitaptaki tüm soru işaretlerini birer birer çözerek okuru Nerasya’nın kalbine davet ediyor. Bu kitap sadece bir devam hikâyesi değil; Anna’nın gördüğü o gizemli görülerin, bayılmaların ve rüyaların anlam kazandığı gerçek bir “anahtar” niteliğinde. Yazar, fantastik bir evren kurarken karakterlerin insani derinliğini, korkularını ve sevgilerini asla ihmal etmiyor. Hikâyenin merkezinde “olmak istediğimiz kişi” ile “olmamız gereken kişi” arasındaki o amansız çatışma var. Anna’nın ölümsüzlük arzusu basit bir güç isteği değil; sevdiği adamla aynı çizgide kalabilme mücadelesi. Eden ise ölümsüzlüğün yükünü bilen biri olarak Anna’yı koruma içgüdüsüyle bu karara direniyor. Anna’nın savaşçı kimliğini kabul ettirme çabası ve Eden’ın bu zorlu kabullenişi, aralarındaki bağı hem çok kırılgan hem de çok güçlü kılıyor. Kılıç seslerinin ve kadim büyülerin eşliğinde, aranan yirmi birinci komentin aslında en başından beri aralarında olduğu gerçeğiyle taşlar yerine oturuyor. Puşkin’in o meşhur yirmi birinci düellosu başlarken, kızıl ve mavinin kavuştuğu gökyüzü büyük bir savaşın habercisi oluyor. Koment: Dolunayı, temposu ve duygusal yoğunluğuyla okuru her an diken üstünde tutan, sonuyla bir sonraki kitap için sabırsızlandıran etkileyici bir uyanış hikâyesi. Yazarın devam kitabını merakla bekleyeceğim. İyilikle ve kitapla kalın.
Koment DolunayıAslı Çorbacı Özkan · Hasrem Yayınları · 20256 okunma
Yaşam'ın Kıyısında
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 13:32
Belladonna serisine artık elveda diyoruz. Gerçi bir adet de ismi Holly olan novellamız mevcut ama onun ana hikâyeye nasıl bir katkısı olduğunu bilmediğimden, şimdilik seri tamamlanmış gibi davranacağım. Sanırım Wisteria benim için bu üç kitap arasından en iyisi oldu. Belladonna ’yı sevmiştim, Foxglove ’dan o kadar da memnun kalmamıştım ama serinin son kitabı olan Wisteria beni kendine aşık etti. Birkaç ufak şikâyetim olsa da kesinlikle başarılı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hiç değilse ikinci romandaki sönük atmosferi düzgünce toparlayıp bize güzel bir final verebildi. İçim kıpır kıpır, kafam rahat, ağzımda ise hoş bir tat var. Wisteriaların kokusunu dahi alabiliyorum. O derece keyifliyim yani. (⁠◕⁠ᴗ⁠◕⁠✿⁠) Foxglove ’da Kader adındaki beyefendi ile tanışmıştık. Kendisi de tıpkı Ölüm gibi doğaüstü bir varlık ve görevini adında taşıyan bir adam. İnsanların kaderlerini dokuyor, yaşamalarını görüyor ve daha pek çok şey yapma, yaratma gücü var. Signa’yı ölen eşi Yaşam sandığı için hikâye bir noktada aşk üçgenine kaymıştı. Sonra Blythe tarafından oyuna getirilince Signa yerine zoraki şekilde onunla evlenmiş oldu. Bu kitapta da aslında normal romantizmlerde sık sık karşımıza çıkan o sahte ya da anlaşmalı evliliklerden doğan aşkın daha fantastik bir versiyonunu okuyoruz diyebilirim. İlk kitaptaki gotik hava, ruhların o tehditkâr atmosferi ve diğer gizem unsurları ne yazık ki burada yoktu ama ben hikâyenin evrildiği yeri ve yeni temayı yine de beğendim. Bunun yanında Belladonna 'daki ana karakterlerin sonuncu romanda biraz geri planda kaldığını düşünüyorum; sanki Aris ve Blythe sahne ışıklarını onlardan çalmış gibiydi. Ve açıklayamadığım bir şekilde kendimi Ölüm ve Signa’ya fazlasıyla yabancılaşmış buldum. Hatta yeni çifti o kadar benimsedim ki keşke baştan beri
1000Kitap
WisteriaAdalyn Grace · Artemis Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 74. kitabı
Bugün sizlere fantastik bir kitapla geldim. @aslicorbacii ’ın kaleminden çıkan “21. Koment”, fantastik dünyanın kapılarını oldukça naif ama bir o kadar da derin bir yerden aralayan, okuru yavaş yavaş içine çeken özel bir eser. Kitabı elinize aldığınızda sizi karşılayan o mistik hava, sayfaları çevirdikçe Anna’nın iç dünyasıyla birleşerek çok daha katmanlı bir hal alıyor. Hikayenin merkezindeki Anna, edebiyata ve kitaplara tutkun, piyanonun tuşlarında teselli bulan, aslında çoğumuzun içindeki o “anlaşılmayı bekleyen” ruhu temsil ediyor. Onun sıradan görünen hayatı; Colin, Eden ve Jane gibi gizemli ve olgun karakterlerin okula gelişiyle bambaşka bir boyuta evriliyor. Özellikle Eden ile aralarındaki o çekim, sadece bir gençlik aşkı değil, aynı zamanda kimlik ve aidiyet sorgulamalarıyla örülü bir bağ gibi hissettiriyor. Yazarın dili o kadar sakin ve kendinden emin ki, fantastik unsurları göze sokmak yerine olayların doğal akışına yedirmeyi tercih etmiş. Bu da anlatımı diğer urgulardan ayırıp, bir arkadaşınızla dertleşiyormuşsunuz samimiyetine taşıyor. Serinin bu ilk adımında, “Koment” kelimesinin ardındaki sırrı ve Puşkin’in son düellosuyla kurulan o ince metaforu keşfetmek gerçekten heyecan verici. Başlarda olaylar biraz ağır ilerliyor gibi görünse de, yazar aslında büyük bir evrenin temellerini atıyor. Fantastik öğelerin dozu tam kararında; ne gerçeklikten tamamen koparıyor ne de sıradan bir hayatın içinde bırakıyor. Karakterlerin arasındaki psikolojik derinlik ve felsefi altyapı, kitabı sadece bir kurgu olmaktan çıkarıp üzerine düşünülecek bir yolculuğa dönüştürüyor. Eğer hem fantastik bir dünyanın gizemini solumak hem de duygusal yoğunluğu yüksek, edebi tadı olan bir hikayeye ortak olmak isterseniz 21. Koment kesinlikle iyi bir başlangıç. Son sayfayı kapattığınızda,
21. KomentAslı Çorbacı Özkan · Satürn Yayınları · 202511 okunma
9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Serinin ilk kitabının sakinliği, ikinci kitabın kaoslarıyla son buluyor. İkinci kitapta karakterlerin kimlikleri, amaçları, ve güçlerinin detayları yer alıyor. Serinin en sevdiğim kitabı kesinlikle Koment dolunayı oldu. Fantastik kurgu okumaya başlamak istiyorsanız kesinlikle bu kitapla başlamalısınız.
Koment DolunayıAslı Çorbacı Özkan · Hasrem Yayınları · 20256 okunma
Reklam
Reklam