O gece, başkasının elini beklemekten vazgeçip Hüseynî bir duruşla doğruldu ayağa. Göğsündeki o devasa kaya erimiş, yerini yalnızca göğe teslim edilen hür ve asil bir nefese bırakmıştı. ​"Ya Rabbi! Kalbimizi fani bağların sızısından kurtar; bizi dünyada Hüseyinî bir vakarla dik duran, ahirette ise ehlibeytin nuruna komşu olan o nasipli kullarından eyle. Âmin."
Komşu komşunun aşuresine muhtaçtır..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zihnimin molünü hesaplamaya çalışıyorumdur...
Komşu zihniyet ayrışması için verilen tavırlara karşı zihnimin aldığı boyut gayet ayrıştırıcıydı...dilara çopur
Oidipus, Yunanistan’daki Thebai şehrinin kralı Laios’un oğlu ve ülkesinin şehzadesiydi. Daha anasının karnındayken bile önemli biri olduğu için müneccime onun geleceğini sormuşlar ve acı bir kehanetle karşılaşmışlardı… Korkunç kehanete göre şehzade Oidipus, ileride babasını öldürecek ve öz anası ile evlenip, babasının tahtına oturacaktı. Kehanetten korkan baba Laios doğar doğmaz oğlunu kaçırtmış, ölsün diye ormana terk edilmesini emretmişti. Ormanda terk edilen bebek Oidipus’un hayatını onu ağaçlar arasında bulan komşu krallığın bir nedimesi kurtarmıştı. Her halinden soylu olduğu belli olan Oidipus da bu öteki ülkede gene şehzade gibi yetiştirilmiş ama büyüyünce bu yeni ülkede yabancılık hissetmiş; nedenini merak edip müneccime geleceğini sormuş ve aynı şeyi işitmişti: Allah, Oidipus’un kaderine, babasını öldürüp anasıyla yatacağını yazmıştı. Böylece Oidipus bu korkunç kaderden kaçmak istemiş ve hemen ülkesini terk etmişti. Oidipus bilmeden asıl memleketi Thebai’ye gitmiş, bir köprüden geçerken ihtiyar bir adamla lüzumsuz bir nedenle tartışmaya girişmişti. Bu aslında, öz babası Kral Laios idi. Alt alta üst üste dövüşmüşler ama sonunda Oidipus kuvvetli çıkmış ve babasını öfkeli bir kılıç darbesiyle öldürmüştü. Elbette öldürdüğünün babası olduğunu bilmiyordu. Oidipus’un babasını öldürdüğünü kimse görmemişti. Gittiği Thebai şehrinde, bu yüzden onu kimse suçlamamıştı. Üstelik şehre bela olmuş, kadın yüzlü, aslan vücutlu, koca kanatlı canavarın kimsenin çözemediği muammasını çözünce, Oidipus’u kahraman ilan edip Thebai’nin yeni kralı yapmışlardı. Böylece, kraliçeyle, onun oğlu olduğunu bilmeyen kendi öz annesiyle evlenmişti Oidipus. Oidipus annesiyle evlendi, dört çocukları oldu. Yıllar sonra bir gün Oidipus’un karısı ve çocuklarıyla mutlu yaşadığı şehre veba gelmiş, herkes
1000Kitap
Bu dünya seni de çok üzdü değil mi Ya Resulallah ? Hatta en çok seni üzdü. Nasıl dayandın onca acıya, onca yaraya ? Daha doğmadan babanı kaybettin, küçücük yaşta anneni, sonra dedeni. Çocuklarını kendi ellerinle toprağa verdin, yetmedi canından çok sevdiğin Hatice' ni ve çok sevdiğin Amcanı aynı anda kaybettin. Namaz kılarken üzerine işkembe attılar, Taif' te taşladılar. Tüm bu olanlara rağmen bir kere isyan etmedin, sabahlara kadar namaz kıldığını gören Aişe' ye şükreden bir kul olmayayım mı dedin ? Bu dünya beni de çok üzdü Ya Rasulallah. Ve kendimi senin hayatına bakarken buldum, bir teselli aradı durmak bilmeden akan gözlerim. Teselliyi sende buldum. Senin kadar sabırlı değilim, metanetli değilim ama olmaya çalışacağım. Çünkü hayalim Cennette sana komşu olmak.
Odaklarım üstünde durdu Yanında huzurlu Komşu evrende mutlu Ankara soğuk İstanbul'dan Götür mont üşüme bir molada Çok daha kesinsin benim için
Müzik