1

1000öykü

0 üye
Takip
Sonsuz rahmetten tek bir ağacı eksiltin. Geriye yine sonsuz rahmet kalır. Şeytan ise bunun tersini gösterir onlara. Tek bir ağaçtan mahrum olmalarını sonsuz mahrumiyetmiş gibi gösterir. Hırsa kapılan Hz. Adem ve Havva ağacın meyvesinden yerler. Şeytan bundan memnundur. Hasetten çatlayan şeytan amacına ulaşmıştır. Hz. Adem ve Havva cennetten çıkarılır. Artık onlar da şeytanın kendisi gibi rahmetten mahrumdurlar. Şeytan gülümser.
Sayfa 70 - Kapı, 2022·Kitabı okudu
1000öykü
İnsan Rabbini kaybettiğinde nesneler arası ilişkiler dağılıyor, her nesne bir tespih tanesi gibi bir tarafa saçılıyor. Bir nesne başka bir nesne için anlam ifade edemiyor. Bir nesnenin başka bir nesne ile neden birlikte bulunduğunun bir açıklaması olamıyor.
Sayfa 45 - Kapı, 2022·Kitabı okudu
1000öykü
Reklam
"Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O'dur. Rahman 'ın yaratışında hiçbir aksaklık göremezsin. Gözünü bir kez daha (göğe) çevir: Bir kusur görüyor musun?" - Kur'ân, 67:3 Merih tereddüt içinde kalmıştı. Bir yandan kendisini tanımak, zihnini insanlarla meşgul etmekten kurtulmak konusunda çok istekliydi; bir yandan da ay terapisi konusunda çok bilgisizdi. Ay terapisinin ne olduğunu bilmiyordu ama ay kelimesi onu etkilemişti. İçini bir merak sarmıştı. Kendi kendine tahminler yürütmeye başladı. Ayın terapideki rolü neydi? Ay ona terapistlik mi yapacaktı? Ay terapisti olacaksa iki tane terapistle mi çalışacaktı? Aydan insanlarla ilgili sorunları hakkında ne öğrenebilirdi ki? Ya da ay kendisi hakkında ona ne öğretebilirdi? Şimdiye kadar ayla ondan bir şeyler öğrenmek üzerine kurulu bir ilişkisi olmamıştı. Ay aydı; o kadar. Zaten başka türlü ne olabilirdi ki? Gökyüzünde asılı duran bir gök cismiydi o yalnızca. Geceleri kimi zaman dikkatini çekerdi. Ona şöyle bir bakardı. Öylesine bir nesne olarak bakışlarını aya çevirirdi. Ay, karanlık gecenin içinde parlak bir nokta gibi dururdu gökyüzünde. Ayın başka bir anlamı yoktu onun için. Dr. Mavi'ye "Tamam, ay terapisine geliyorum." demişti. Buna nasıl karar verdiğini anlayamamıştı. İçinden bir şey sanki onu dürtmüştü. Bir hafta sonrası için randevulaştılar. Merih, Dr. Mavi'ye hafta içinde yapması gereken bir şey olup olmadığını sordu. Dr. Mavi yapması gerekenin hafta boyu ay ile meşgur olmak olduğunu söyledi. Bütün yapması gereken buysa, bu Merih için kolay bir işti.
Sayfa 83 - Kapı, 2022·Kitabı okudu
1000öykü
New Orleans'ta ay senin tefekkürünle bir anlam kazandı. Böylelikle sen aya bir nevi anlam katmış oldun. Şimdi sıra Amerika'nın ağaçlarında. Sevgiler, Dr. Mavi
Sayfa 51 - Kapı, 2022·Kitabı okudu
1000öykü
İnsan, kendi yalnızlığına doğru koşarken bile aslında varmak istediği, kendisi dışında bir varlık değildir. Yani yalnız kalmak, insanın yalnızlıktan kurtulmak isteyişidir. İnsan yalnız kalınca 'kendisi ile baş başa kalır. Yalnız kalma isteği, bu açıdan bakıldığında, gerçekte bir insanın kendisi ile diyalog kurma, ilişkiye geçme, kendisini arama, kendisine ulaşma arzusunu dile geti- rir. Lakin bu o kadar kolay yapılamaz. İnsanlar yalnız kalmak isteyen birini gördüklerinde tedirginlik duyarlar. Çünkü yalnız kalmak isteyen kişi kendilerini terk ettiği için kaygılanırlar. Terk edilmek, insan için derin bir kaygıdır. İnsanlar yalnız birini gördüklerinde hemen etrafını sarar ve onu meşgul etmek isterler. Amaçları, terk edilmediklerini hissettirme ve güven verme arzusudur. Bu yüzden, insanlardan kaçmak o kadar kolay değildir.
Sayfa 77 - Kapı, 2022·Kitabı okudu
1000öykü
"Mülk O'nundur." Her şey O'nundur, Biz O'nunuz. Biz O'nun isek, hüküm de O'na aittir. Her şey O'nun olunca, kâinattaki nesneler birden düzen kazanmaya başladı zihnimde. Sahipsiz bir şeyin olmaması nesneleri düzene koydu, kimsesizlikten kurtardı, kimsesizliğin getirdiği karmaşa her şeyin düzen altında olduğu gerçekliğiyle yer değiştirdi.
Sayfa 6 - Kapı, 2022·Kitabı okudu
1000öykü
Reklam
Reklam