Bu ciltte her iki hikayede beni aşırı etkiledi ya abi hiçbir cilt kötü olmaz mı ya? Diyorum 10 cilt kaldı zaten hızlı hızlı yazalım diye belki bozulur eski halini hissedemeyebiliriz diye üzülecek duruma giriyorum ama çok şükür yanılıyorum.
İlk hikayemizde ikigaminin bir fotoğraf sanatçısına geldiğini görmekteyiz. Ama aralardaki olaylar beni yıprattı. Analog kamera kullanmak isteyen bir stüdyo sahibi amcamız bir yandan da karakterimizi görmekteyiz. Bu kısımda çok spoiler vermek isteniyorum. Sonunda ağladım ama haberiniz olsun
İkinci hikayemizde ise ikigami bir sokak sanatçısına gelir. Tabii bu sokak sanatçısının yaşadıkları bir kenara atılamaz. Hayatı kitabın içerisinde saklı, okuyan bulur. Motoro Mase
Bu cildi hakkında uzun bir anlatımdan ziyade kısaca konularından bahsetmek istiyorum.
İlk hikayemizdeki ikigami bir grafiti sanatçısına geliyor. Sanatçımız da ölmeden önce ikigami ile ilgili düşündüklerini mesleği olan grafitiye dökerek anlatıyor.
İkinci hikayemizde ise değişik bir şekilde kendisine ikigami gelmesini isteyen birinin hikayesini görüyoruz. Bu kişi ölmeden önce arkadaşlarını bu konuda dejenere olmakla suçlamaya başlarken sonucunda kendisinin dejenere ilan edildiğini fark eder.
Bu cilde herhangi bir açıklama neden yapmadım hiç bilmiyorum belki de her ciltte konunun aynı olup olaylarının farklı bir şekilde gelişmesi olabilir. Ama seriyi severek okumaya devam ediyor. Geriye 5 cildimiz kaldı bakalım anlatacak daha çok şeyimiz olacak mı? Motoro Mase
Bu cildimizdeki ilk hikayede Ulusal Refahı Koruma Yasası kapsamında rastgele seçilmiş gençlere verilen “ikigami” nin bu sefer de ikigami karşıtı bir gruba geldiğini görüyoruz.
İkinci hikayemizde ise Fujimoto’nun başından beridir şüphelendiği Kubo hanımın nasıl birisinin olduğunu açıkça görmekteyiz. Ayrıntılar ise okuyacak olanlara sürpriz olarak kalsın. Spoiler vermeyelim Motoro Mase
Merhaba biraz geç bir inceleme oldu ancak 3. bölümü de bitirdim. Bu ciltte de iki bölüm vardı. Birinci bölümde seçimlere aday olan bir kişiyi (Kazuko)’yu görüyoruz. Seçime kendisini o kadar kaptırır ki kendi oğluyla bile ilgilenemez. Oğlu (Naoki) bu nedenle dolayı aile sevgisinden uzaktır. Babası da annesine göre daha ezik bir karakterdedir. Bir gün Naoki’ye bir ikigami gelir ve anne de üzülmek yerine bu durumu seçimlerde kullanarak kendi lehine çevirir.
İkinci bölümde ailesini trafik kazasında kaybeden iki kardeşe tanıklık ediyoruz. Nedense beni kitapların ikinci bölümleri ağlamaktan beter etti. Bu da yazarımızın kabiliyeti tabii ki. Bu hikayemizde Fujimoto yani (ikigamiyi götüren kişi) kardeşlerin büyüğüne ikigamisini götürür. Ama yanlış bir zamanlama da bulunur ve işler karman çorman olur… Böyle bir hatadan dolayı da abiye yardım eder ancak bu durum aykırı olduğu için cezalandırılır. Bu bölümde biraz Fujimoto’nun inisiyatiften yararlandığını görüyoruz.
Her cildinde beni daha fazla içine çeken bu mangayı tavsiye ederim, iyi okumalar… Motoro Mase
İkigami’inin 4. Cildini daha demin bitirdim onun için iki incelemeyi birden atmak istedim.
Bu ciltte ilk, bir öğretmenin uğradığı iftiraya şahit oluyoruz. Sonunda kendisine ikigami gelen öğretmen bu iftirayı atanlardan intikamını almaya başlıyor. Kendisine bu tuzağı kuran öğrencisine ise yardımcı olmaya çalışıyor.
İkinci hikaye ise yine beni çok ağlattı yani niye yaaaaaa Neyse bu hikayemizde arabasına çok bağlı bir baba figürümüz var. Bundan dolayı ailesine bile gereken özeni bile gösteremiyor. Ama bir gün eşine ikigami gelmesiyle her şey değişir. Eşi de adamın ilgi göstermemesinden dolayı kızını zor durumda bırakmasından korkarak kızını da yanına alır ve kaçırma planı yapar. Ama tek neden baba da değildir, ilkokul çağına başladıklarında yapılacak aşıdır.
Okumaya ilk başladığım manga serisi ve böyle bir manga beklemiyordum sanırım bundan sonra okumaya da devam edeceğim. Mutlaka okumanız gereken bir seri. Motoro Mase
1. ciltteki son hikaye beni çok etkilemişti. Ama bu ciltteki hikayeler ilkine göre daha hafifti. İlk kısımdaki hikayeyi hiç sevmedim kadının o halleri, adamı da yıpratması vs... Kadın ilk olarak sevgilisine ikigami geldiğini sanıyor ve üzülüyor. Ama garip bir şekilde kendisine geldiğini öğrenince bu kadar büyük tepki vermemesi saçma geldi. Tek üzücü noktası ise yalnız başına ölmek istemeyip yalnız başına kalıp, ölmesi oldu.
Son hikaye, birinci hikayeye göre daha güzel, daha duygusal, daha zevkliydi. Hikayemiz, huzurevinde yeni işe başlayan gencin hayat hikayesini anlatıyor. Her şey ilk başta kötü giderken; yaşlı bir hasta bizim karakterimizi ölen kocası olarak görür ve olaylar gelişir. Hatta yürümeyi bile unutmuş bir kadının yürümesine yardım ediyor. Karakterimiz artık ilk kez düzgün bir şey yaptığı için ailesinin söylediğinin aksine bir şeyi başardığına sevinip, mutlu oluyor.
2.cilt bu şekilde sona erdi. Hem sevip hem sevmediğim bir cilt oldu. Bakalım 3. ciltte bizi hangi 24 saat ve hikayeler bekliyor göreceğiz... Motoro Mase