1. ciltteki son hikaye beni çok etkilemişti. Ama bu ciltteki hikayeler ilkine göre daha hafifti. İlk kısımdaki hikayeyi hiç sevmedim kadının o halleri, adamı da yıpratması vs... Kadın ilk olarak sevgilisine ikigami geldiğini sanıyor ve üzülüyor. Ama garip bir şekilde kendisine geldiğini öğrenince bu kadar büyük tepki vermemesi saçma geldi. Tek üzücü noktası ise yalnız başına ölmek istemeyip yalnız başına kalıp, ölmesi oldu.
Son hikaye, birinci hikayeye göre daha güzel, daha duygusal, daha zevkliydi. Hikayemiz, huzurevinde yeni işe başlayan gencin hayat hikayesini anlatıyor. Her şey ilk başta kötü giderken; yaşlı bir hasta bizim karakterimizi ölen kocası olarak görür ve olaylar gelişir. Hatta yürümeyi bile unutmuş bir kadının yürümesine yardım ediyor. Karakterimiz artık ilk kez düzgün bir şey yaptığı için ailesinin söylediğinin aksine bir şeyi başardığına sevinip, mutlu oluyor.
2.cilt bu şekilde sona erdi. Hem sevip hem sevmediğim bir cilt oldu. Bakalım 3. ciltte bizi hangi 24 saat ve hikayeler bekliyor göreceğiz... Motoro Mase
Gerçekten çok güzel ve duygusaldı... Meraktan elinizden bırakamıyorsunuz... Daha etkileyici hikayeleri vardı... Zaten yazar o kadar derinden işliyor ki insan etkisinden kurtulması için okuyup bitirmesi gerekiyor... Hayatın önemi anlamak için birebir gerçekten...
1.ciltini seneler önce okumama rağmen son hikayesi beni çok etkilemişti hala da aklımda. Sanki müziği de biliyorum gibi hatırlıyordum. Hissediyorum, ama mangayı açıp baktığımda bir müzik adı bulamadım ve animesini de.
Bana öyle bir etki bırakmıştı ki
Ama bu ciltteki hikayeleri ilk cilte göre daha hafif buldum. Yine klasik hikaye ülkenin refahını korumak için hükümet bir işlem başlatıyor. Buna ikigami deniyor. İkigamiyi alan kişinin ölmeden önce son 24 saate ne yaptığını okuyoruz. Hikayesini ve ikigamiyi dağıtan ana karakterimizin de psikolojisini ve fikirlerini görüyoruz. Onun da bu işten dolayı düzgün bir hayatı yoktur.
İlk hikayeyi hiç sevmedim kadının o halleri tamam seni kimse sevmemişte sen neden bi adam için bu kadar kendini yıpratıyorsun? Yaa adam da kötü yani hayalleri gözünü kör etmiş ve ulaşmak için her yönü deniyor. Kendini mahvediyor.
Neyse kadın o kadar şeyki ilk sevgilisine ikigami geldiğini sanıyor ve çok üzülüyor. Kendisinin olduğunu öğrenince bu kadar tepki vermedi neyse sonu üzücüydü, tek başına ölmek istemeden tek başına ölmesi...
Son hikayeyi sevdim. Huzurevinde yeni işe başlayan gencin hayat hikayesini anlatıyor. İlk başta her şey kötü giderken bir tane hastanın onu ölen kocası olduğunu sanınca olaylar gelişiyor. O hastanın yüreğine umut oluyor. O hastanın hayatına dokunuyor. Yeniden yürümeye teşvik ediyor. En sonunda ailesinin söyelediğinin aksine bir şeyi başardığı için mutlu oluyor.
İlk defa düzgün bir şekilde bir şey yaptığı için.
Mezarlık sahneyi çok güzeldi yüreğime işledi
Ve kesinlikle neredeyse ağlıyordum son hikayede bir 5 sayfa daha uzaksalar kesin ağlardım. Etkileyici bir hikayeydi hele son sayfaları...
İlk ciltte ağlamıştım
Herkese merhaba. Az önce bitirdiğim İkigami - 2'nin yorumunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Serinin devamı olan bu ciltte, ilk ciltte olduğu gibi iki bölüm var ve bu iki bölümde de, dağıtıcı Fujimoto ile farklı hayatlara giriyor, ikigamileri teslim ediyor ve ikigamisini alan insanların son günlerine tanıklık ediyoruz. Okuması kolay ama hissettirdiği duyguları yoğun olan bir manga serisi. Okumak isteyen okurlara şimdiden iyi okumalar dilerim.
Kitapla kalmanız temennisiyle...
Ulusal refahı koruma yasası ile rastgele insanların öldüğü ikigami evreninde ikinci kitaptayız. Bu kitap da ilk kitap gibi iki hikayeden oluşuyor ve yine ilk kitap gibi ikinci hikaye, ilkine göre çok daha güçlü.
İlk hikayemiz çocukluğundan beri hayali yönetmen olmak olan ve bu uğurda gözü başka hiçbir şey görmeyen, bu yüzden uyuşturucu madde bile kullanmaya başlamış Takeşi ile ilgili. Kendisini maalesef hiç ama hiç sevmedim. Onun için kendinden bile taviz veren kız arkadaşını asla hak etmiyordu ve inanılmaz sinir bozucu bir karakterdi. Sempati duyamadığım için hikayeden de etkilenemedim.
İkinci kısım ise kitabın asıl vurucu hikayesi. Genç yaşta kocasını savaşta kaybeden 87 yaşındaki kadının yürüyebilmesine rağmen yürüyemediğini düşünmesi ve ona bu süreçte yardım eden genç hasta bakıcı ile alakalı olan hikaye gerek çizim gerek konu itibariyle oldukça etkileyiciydi. Özellikle hasta bakıcının ikigami kartını aldıktan sonra terapistin dizlerine sarılıp ağladığı kısımla, yaşlı kadının mutlu olduğu zamanlarda gencleştiği kısım beni çok üzdü. Kitabın çizimleri de genel olarak ilk cilde göre çok çok daha iyiydi.
8/10
Bu ciltteki ilk ikigami yönetmen olmak isteyen birinin kız arkadaşına geliyor. Trajik ve beklenmedik bir sonu var. Bu ciltteki ikinci ikigami ise huzur evinde çalışan birisine geliyor. Bu kişi tam amacını bulmuşken, yaşlı bir kadına yardım ediyorken ikigami geliyor.
Güzeldi. Tavsiye ederim.
Bence bu kitap 1.ciltte göre çok daha iyisi.Özelikle hiyalerin konuları çok iyidi.Yani kısacası tam bir piskolojik gerilim kitabı.Bence bu kitapta 2.hikaye daha iyidi