7

7 Kapı

0 üye
Takip
B atı dünyasında yapılan bir araştırma, 60'lı yıllarda insanların anlam arayışını hayatın merkezine yerleştirdiğini, 80'li yılların sonuna doğru bunun yerini para arayışının aldığını gösteriyor. Artık hayatı sürdürmek için değil, para ve güç biriktirmek ve böylece egoyu tatmin etmek için yaşıyoruz. Kapitalizm öncesinde ekonomik hayatın güçlü bir ahlaki temeli vardı. Hayatın her bir eylemi Tanrı buyruğuna uygun olmalıydı. Ortaçağ Katolik Kilisesinin manevi yozlaşmanın nedeni ve ruhsal gelişimin engeli olarak gördüğü yedi ölümcül günah, günümüz Batı dünyasında bir anlam kaymasına uğramış görünüyor. Lewis Mumford'un yarım asır önce tespit ettiği üzere, geçmişin yedi temel günahı, bugünün yedi temel erdemidir. Kibir artık benlik saygısı ve bireysellik adını almıştır, tamahkârlık materyalizm olarak yeniden tanımlanmış, öfke rekabetçilik olarak yüceltilmiştir. Şehvet artık cinsellik ve cinsel çekiciliktir, haset inisiyatif alabilme halidir. Tembellik eğlence, oburluk "iyi hayat" olmuştur. Eğer bu yedi günah Batı toplumlarında açıkça beslenip teşvik edilmeseydi, bugün bu toplumların belirleyici vasfı olan kitle tüketimi mümkün olmayacaktı. Yedi ölümcül günahı denetleyen davranış örüntülerinin 20'nci yüzyılda ciddi bir saldırıya uğradığı dile getiriliyor. Kanaat ve fedakârlık gibi erdemler bu dönüşüm sürecinde "ani tatmin"e feda edilmiştir.
7 Kapı