93 Harbi'nin faturası ağırdı. Bütün Osmanlı memleketinde ümitsizlik hâsıl olmuştu. Böylesine zor günlerde Mekke-i Mükerreme uleması, müşterek iki mektupta padişaha ilahî reçeteyi arz etmişlerdi...
Tarihte Bugün: Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın Vefatı.
Sultan'ın anlamak isteyenler için hayatına dair kitaplar Çamlıca Kitap'ta sizlerle.
Hamidiye Kitaplığı'nda yer alan kitaplarımızı bu linkten inceleyebilirsiniz: camlicakitap.com/arama?q=hamidiye
“Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin, bak günâhına.
Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.
'Pâdişah hem zâlim, hem deli' dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik;
Çalıştık fitnenin intibâhına.
Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.
[…]
Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyânet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.
Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin