Ekranımızdaki dünya, gerçek dünyanın, birilerinin belirlediği algoritmalar tarafından bize sunulan karanlık bir kopyası. Ekrandaki dünyada şiddet haberleri, komplo teorileri, trollerin yarattığı sahte gündemler bize başka bir dünya tasavvuru sunuyor...
Yani, acaba bu içerikler bize gerçek dünyayı mı anlatıyor, yoksa yalnızca korkularımızı ve
öfkemizi tetikleyen bir algoritmanın eserine mi bakıyoruz?
Sosyal medyada paylaşılan ve çocuklar için zararlı olduğu gibi yetişkinler için de sakıncalı olan içeriklerin (tıpkı televizyonda olduğu gibi) yaygın bir şekilde paylaşılmasının önüne geçilmesi. Bir başka deyişle, şiddet ve istismarı herkesin gözünün içine sokan algoritmaların yasalarla değiştirilmesi gerekiyor.
Öneri algoritmaları, Deleuze'ün bahsettiği anlamıyla "kontrol toplumlarının" başat araçlarından biridir. Bu sistemler vasıtasıyla kullanıcıların yaptığı seçimler, bireyselliğin, öz değerlerin ve özgünlüklerin bir ayrıcalığı olarak görülürken, esasen sistem, kullanıcının, algoritmanın "onlar gibi olduğuna" karar verdiği gruplara uyum sağlamasını teşvik eden bir işlev sağlar.
Az önce bir yazılım projesi için algoritma çıkartırken şunu farkettim.Bir problemi tanımlamak , çözüm bulmaktan daha önemli. Hatta bu probleme neden olan sebepleri tespit edip bu sebepleri ortadan kaldırsak çözüm kümesine ulaşabiliriz.