İki hafta önce ikinci el kitap alışverişi yapacağım tanış olmadığım bi kızla Üsküdar'da buluşmak için sözleştik. Kargoyla gönderebilirim dedi ama yok dedim n'olur buluşalım, ihtiyacım var böyle hareketlere. Geç kaldım ama buluştuk, tanıştık, kitapları aldım, ayrıldık. Gelmişken biraz oralarda vakit geçiriyim diye düşündüm ama arkadaşım evinde beni bekliyodu, oyalanmıyım diye yöneldim metroya.
Durakta beklerken bi kız yanaştı, "afedersiniz, poşetinizde marmara üniversitesi kitap kahve yazıyor diye sormak istedim, orada riyazü's salihîn satılıyor mu acaba, bayadır arıyorum da" dedi. "Poşeti az önce başkasından aldım, bilgim yok malesef" dedim. "Tamam kusura bakmayın o zaman" dedi, "estağfirullah" dedim, bekleme noktalarımıza ayrıldık tekrar. Ama aklımdan 'ya acaba bilir mi ki, buralarda derstir sohbettir bi şeyler var mıdır' diye sorsam diye geçti. O sırada metro yanaşınca neyse dedim nasip değilmiş.
Bindikten bir durak sonra iki kişilik yer boşaldı, a ve b noktalarından ikimiz de oturmak için harekete geçtik ve gülümseyip oturduk. Heh dedim madem böyle oldu sorayım. Daha sorarken kafasını sallamaya başladı, tam da istediğim tatta birkaç yer önerisinde bulundu ama kendisi çalışan biri olduğu için o yerlerin aktifliklerinden çok emin olmadığını, sorup öğrenebileceğimi söyledi. Gayet tatmin etmişti bu karşılık beni zaten ama devamı daha iyi..
"Ben şu an Fatih'te bi derse gidiyorum onu söylemek en son aklıma geldi, müsaitsen gelmek ister misin" dedi. Dersin muhtevasından bahsetti, haftada bir gün oluyormuş, tam aradığım ortam. Gözlerim parladı, geliyim valla dedim. Arkadaşıma da beyaz tavşanı takip edicem, beni bekleme diye haber verdim.
Giderken ikimiz de heyecanlıyız, nasıl da nasip oldu ya diye sevgi pıtırcığıyız. Tanıştık da tabi biraz, onun adı da Büşra