... Karşımıza, geçmemiz gereken parlak bir ırmak çıktı. Kazak rehberim "İşte Arpaçay!" dedi. Arpaçay! İşte sınırdaydık! Doğrusu buraya varmak Ararat'a bedeldi. Kalbim tarifi imkânsız bir heyecanla çarparken atımı ırmağa dörtnala sürdüm. Hayatımda ilk defa yabancı bir ülkeye girecektim. Sınır, bende daima gizemli duygular uyandırırdı. Yolculuk hayali, çocukluğumdan beri benliğimde yer edinmişti. Yetişkinliğe girince, uzun bir süre boyunca oradan oraya gezmiş, güney ve kuzey topraklarını arşınlamıştım; fakat şimdiye dek Rusya sınırları dışına hiç adım atmamıştım. Bu kutsal ırmağa neşeyle girdim ve atımın sırtında sınırın Türk kıyısından çıktım. Fakat bu kıyı çoktan ele geçirilmişti:
Demek ki hâlâ Rusya'dayım!
Sayfa 33 - Kapra Yayıncılık