"Elinin kızın eline değmesi, hayatta edebileceği her laftan çok daha güçlü; kuvvetinin onun hayal dünyasındaki çekimi, yayımlanmış aşk şiirlerinden de, âşıkların bin nesil boyunca söyledikleri tüm sevda sözlerinden de daha akıl çekiciydi. Dilin ifade edebileceği her şey onun muhakemesine sesleniyor, ama elinin dokunuşu, o kısacık temas, doğrudan kızın güdülerini etkiliyordu. Kızın muhakemesi, yaşı kadar gençti; halbuki içgüdüleri, en az insanın varoluşu kadar yıllanmıştı. Aşkla yaşıt işgüdüler, geleneklerden, fikirlerden ve buna benzer yeni zuhur etmiş bir şeyden daha fazla hikmet sahibiydiler."