Avunacak bir şey var: Ne olursa olsun, hayatlarımızın önümüzde açılıp bize hayalini kurduğumuz her şeyi sunduğu saatler: var; çocuklar dışında herkes (belki onlar bile), bu saatlerin arkasından kaçınılmaz olarak başkalarının, daha karanlık ve daha güç saatlerin geleceğini bilse de. Yine de kentin, sabahın keyfini çıkarırız; ne olursa olsun daha fazlasını umut ederiz.
Mary bir an duruyor, onu seyrediyor. Hayatında hiç bu kadar güzel bir şey görmediğine inanıyor. Beni sevebilseydin, diye düşünüyor, her şeyi yapardım. Anlıyor musun? Her şeyi.