Ellerin ceplerinde artık hiçbir sokağında yürümek istemeyeceğin, yeni hiçbir yerini keşfetmeye mecalinin kalmadığı, ne kadar değişirse değişsin her köşe başında benden bir parça bulacağın, her yolunda benden kalma bir anıyla yutkunacağın, ben görmüyorum diye dönüp bakmayı içinin kaldırmadığı, eski veya yeni hiçbir yapısına hayret etmeyeceğin; eski zaman çarşılarının bensiz yankılandığı, gösterişli alışveriş merkezlerinin bensiz dolduğu, meyhanelerin bensiz kapandığı; ağaçların bensiz yapraklandığı, çeşmelerin bensiz aktığı, sabah ezanlarıyla uyanıp bir süre dışarıdaki sessizliği dinlediğin, bomboş, kimsesiz, karamsar ve egzoz dumanları içinde çok eski bir şehir bıraktığım o rüya için üzgünüm.