UNESCO, gen düzenlemedeki son ilerlemeler ışığında, CRISPR gibi teknolojilerin, yaşamı tehdit eden hastalıkların engellenmesinde ya da tedavisinde kullanılması gerekse de, gelecek nesilleri etkileyecek şekilde bu teknolojileri yürürlüğe sokmanın "tüm insanların özünde bulunan, dolayısıyla eşit olan haysiyetini tehlikeye atacağını; daha iyi, gelişmiş yaşam isteği kisvesine bürünmüş soy ıslahı bilimini tazeleyeceğini" ileri sürüyordu. Bazi biyoetikçiler de benzer kaygılar dile getirmiştir. Tohum hattını düzenlemenin, insan olmanın tabiatını değiştirdiğini, insan gen havuzunu tadil etmenin, zarara yol açacak şekilde bizzat insanlığı değiştireceğini ileri sürüyorlar.