İnsanın yüzüne yerleşen derin yorgunluk var artık; uykusuz gecelerin değil, fazla farkında olmanın; bitmeyen koşulların değil, hiçbir yere varmayan yolların
yorgunluğu. Herkes bir şeyin peşinde fakat ne olduğunu kimse hatırlamıyor. Her sabah biraz daha eksilmiş uyanıyoruz, biraz daha silik bir hâle geliyoruz. Gözlerimizdeki parıltı, alışkanlığın solgunluğuna karışıyor. Bu çağ, yavaşça içimizi kemiren bir tükenmişliğin çağı. Artık duygular fazla, incelik gereksiz, sessizlik bile şüpheli sayılıyor.
Nemrutlar ateşlerini yaktılar, Firavunlar beşiklerdeki bebekleri katletmek için kapı kapı geziyorlar, Ebrehelerin orduları Allah'ın evlerini yerle bir etmek için diyar diyar dolaşıyorlar,