Türkçülük kimin sırtına ağır geliyor, kimin bacağını titretiyor, kimin omurgasına eziyet oluyorsa, gitsin omurgasına göre yük bulsun! Onu, o mübarek davayı, o kutsal ülküyü, kendi çelimsiz, azimsiz, çapsız omurgasına uyarlamak için hafifletmeye çalışandan, Türkçü değil, olsa olsa Türkçümtırak olur.
Hele dedikodu, laf taşımak, kulis yapmak, arkadan iş çevirmek hastalığı! İnsanlığın Bizans'tan kalma hastalığıdır. En kokuşmuş yaralardan daha iğrenç, en mide bulandırıcı cerahatlerden daha tiksindirici, en büyük şerefsizliklerden daha şerefsiz hastalık budur.
Türkçülük, Türklüğün menfaatleri için şahsi menfaatlerini kurban etmiş adamların davasıdır.
Türkçülük, mücadele alanını en keskin çizgilerle belirlemiş bir davadır.
Türklüğün ortak menfaati için olmazsa olmaz şartları sistemlendiren, o birliğin ve sürekliliğin sağlanması için gerekli yöntemin çerçevesini çizen davaya Türkçülük denir.