"Yanılıyorsunuz evladım," dedi, "daha fazlasını isteyebilirler. Belki de isteyecekler."
"Ne isteyebilirler?"
"Görmenizi isteyebilirler."
"Neyi?"
Rahip çevresine bakındı, bana çok bitkin gelen sesle birden: "Bütün bu taş duvarlardan ter gibi ıstırap akıyor, bunu biliyorum. Bu duvarlara hiçbir zaman yüreğim sızlamadan bakamadım. Ama kalbimin ta derinlerinde biliyorum ki aranızdan en zavallıları bile, karanlığın içinden yüce bir çehrenin belirdiğini görmüştür. Görmenizi istedikleri bu çehre işte."