c

Cevat Çapan

1 üye
Takip
WALTER BENJAMIN (1892-1940)
Hayatta çok geç öğrendim yolunu kaybetmeyi ormanda; bu yüzden, büyülenmiş gibi aşkla, dolaştım durdum sevdiğim şehirlerin sokaklarında. Düşlerim karanlık dehlizlerinde kaldı, çocukluk defterlerimin yapraklarında. Nelerden, nerelerden geçtim kaybolan zamanın ardında. Kaçmadım, kovalandım; kıstırıldım bir sınırda. Belki de bir kurtuluştu çıktığım son yolculuk Tarih'in kılavuzluğunda.
Sayfa 66 - Adam Yayınları, Adam Şiir Klasikleri, Birinci Basım : Ekim 2003·Kitabı okudu
Cevat Çapan
Bir Zamanlar Avrupa'da
John Berger'e Dağların eteklerine akşam inerken kapın çalınırsa, bil ki, bizizdir gelen. İçerenköy 'ün eski köşklerinden ney ve tanbur sesleri yükselir ya geçmişten geleceğe uzanan zamanda çam kokulu yaz gecelerinde, birbirinden ayrılmayan iki uyurgezer, hâlâ o kayıp adreslerde dolaşan. En son bir filmde gördük seni: "Bana Bir Şey Çal". İskoçya'da bir adada, Mestre'de geçen bir öykü anlatıyordun uçak bekleyen yolculara. Otları biçme zamanı, diyorsun mektubunda, kışın yazar, yazın ırgat! Kitaplarında da biçilen otların, beklenen toprağın kokusu: "Hınzır Toprak", "Bir zamanlar Europa'da", şimdi de "Leylak ve Bayrak". Baharda, dağların eteklerinden kar kalktığında, kapın çalınırsa, beklenmedik bir anda, bizizdir gelen: yedinci adam, yedinci kadın - leylaklar, bayraklarla.
Sayfa 58 - Adam Yayınları, Adam Şiir Klasikleri, Birinci Basım : Ekim 2003·Kitabı okudu
Cevat Çapan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kış Bitti - Cevat Çapan
"Vedalaşmaların ilmini yaptım ben," Sürgünlerin uzmanlığını. Bir vapur nasıl kalkar bir limandan. Tren nasıl acı acı öter, öğrendim Yıllarca mektuplarla yaşadım. Kaçak tütün, yasak yayın Larla beslendim. Unutmadım. Unutmadım. En çok yelkenleri özledim Bozkırın buzlu yalnızlığında. Dağlar yoktu, dağlar yoktu, Rüzgârlara yaslandım. Çılgın mıydım, tutsak mıydım Yüreğinde karanlığın? Kan kurudu - Ben gül oldum açıldım.
Sayfa 23 - Adam Yayınları, Birinci Basım : Ekim 2003·Kitabı okudu
Cevat Çapan
Cevat çapan
Cevat, uluslararası şairlerin bu günlerde çıktıkları uzun yolculuklara - belki de Peru'dan Paris'e, İstanbul'dan ST Petersburg'a - çıktığında, yanında Karagöz figürlerinin bulunduğu bir çanta taşır ve meslekten hikâyecilik uğraşınınbu ele avuca sığmaz yaratıklarını ak kâğıtlara ve duvarlara yansıtır. Cevat'ın şiirlerinden bir çoğunda bir hikâye anlatılır, gene hem kişisel, hem geleneksel bir hikâye. Onun anlattığı hikâyeler, düşler ve kişisel tarihlerle çakışır. "Pusula," ebedi olarak genç kalan fotoğraf gibi modern bir araçtan yararlanarak kendi öyküsünü anlatan babanın sesidir: Fotoğrafta gördüğün hasır şapka, keten giysi, gümüş saplı baston o yılların yorgunluğunu gizliyor ustaca. Sana çocukluğunda anlattığım Afrika, Amazon, Santiago, Havana bütün gençliğimdi benim, olgunluğum. Bu hikâyenin anlatıcısı, hikâyelerini anlatacağı çocuğunun doğumunu beklemek için eski köyüne dönmüştür. (...) A. S. Byatt Çeviren: Kemal Atakay
Sayfa 14 - Adam Yayınları, Birinci Basım : Ekim 2003·Kitabı okudu
Cevat Çapan