ç

Çevre Bilim

2 üye
Takip
Doğada atık yoktur! En başından başlayalım, doğada atık diye bir şey yoktur! Hem de hiç. Azıcık bile yok. Sıfır. Doğal bir şekilde yeryüzünde yetişen her şey en sonunda çürür ve yeni bir şekilde tekrar kullanılır. Herhangi bir bitkinin, planktonun, insanın ya da papağanın hiçbir parçası ziyan olmaz. Her bir canlıyı oluşturan tüm parçalar eninde sonunda yeryüzüne dönüp yeni bir yaşamın doğmasına yardımcı olurlar.
Sayfa 2·Kitabı okudu
Çevre Bilim
Tarım Endüstrisi
Tarım endüstrisini de unutmayalım. Bu endüstride yer alan gıda perakendeciliği, tohum ve gübre sektörleri (Monsanto, Syngenta ve Yara gibi şirketler dahil olmak üzere) gibi olağan şüpheliler, “iklim koşullarından etkilenmeyen tarım” teknolojisinin reklamını yapmaktadırlar. Kulağa hoş gelen bu tabir aslında istediğiniz her anlama bürünebilir: genetik yapısı değiştirilmiş tohumlar, yoğunlaştırılmış tek türe dayalı tarım ve sentetik gübre üretimi. Özellikle sentetik gübrelerin üretilmesi başta nitröz oksit olmak üzere devasa bir sera gazları salınımı gerçekleştirdiği gibi ABD’de hidrolik kırılmayla üretilen doğal gazların da önde gelen bir tüketicisidir.
Sayfa 145 - Sümer Yayıncılık·Kitabı okudu
Çevre Bilim
Reklam
Dünyamızı çölleştiren, bereketli topraklarımızı betonlaştıran, suyu ve havayı zehirleyen ve iklimde ve atmosferde ciddi değişimlere yol açan piyasa dediğimiz frenleri patlamış aracın hüküm sürdüğü bu dönemde yaşadığımız toplumun özü hakkında bazı temel soruları sormamız artık bir zorunluluktur. Bu kitap bir yandan ekolojik krizi bir yandan da modern toplumun mağduriyetini ele almaya çalışmaktadır. Toplum üzerindeki baskıyı, bu baskının yapısallığını, iktidarın hiyerarşi ve sınıf üzerinden geliştiğini, açgözlülüğün bir bağımlılık olduğunu artık göz ardı etmemiz mümkün değildir ve yaşadığımız toplumsal ve ekolojik krizin altında yatan temel nedenler de bahsi geçen bu etkenlerdir. 2015 Temmuz'unda yaşanan olaylar bu krizin tipik bir örneğidir. Avrupa Birliği'ni (Eurozone) kontrol eden acımasız sermaye grupları ve iktidar elitleri 10-12 Temmuz günlerine denk gelen hafta sonunda Yunanistan'ı sıkıştırırken olabilecek en saldırgan tavırlarını sergilemekteydi. Neoliberalizm sahip olduğu gücü nadiren bu kadar çıplak biçimde gösterme ihtiyacı duymuştur. Ulusal egemenliğin artık geçmişte kalan bir savunma hattı olduğunu gösterecek şekilde, oldukça acımasız olan ekonomik ve siyasi şartları tek taraflı olarak bir ülkeye dayattı. Bu neoliberal şok doktrini gösterisi, aslında uluslararası finans kapitalizminin çizgiyi aşmamaları konusunda Avrupalı diğer ülkelere ve siyasi partilere yaptığı bir uyarıydı da. Statüko dışında yeni ve değişik senaryoları tahayyül etmekten kaçınamayız. BAŞKA BİR DÜNYA KESİNLİKLE MÜMKÜNDÜR.
Sayfa 160 - Sümer Yayıncılık·Kitabı okudu
Çevre Bilim
Günümüzde atmosfere cıva salınımını en hızlı arttıran kaynak, belediyelerin atık yakma sistemleridir. Atık yakma sistemlerinden çıkan cıva salınımı artık sanayi sektörünü geçmiştir ve önümüzdeki beş yıl içerisinde bu salınım miktarının iki kat artması epey muhtemeldir. İnşa ve proje halinde olan atık yakma sistemlerinin de mevcut zorunlu denetim teknolojisi altında devreye sokulması durumunda, ortaya çıkacak cıva salınımı iki katına ulaşacaktır. Eğer şimdi harekete geçilmezse, atık yakma sistemlerindeki artış önümüzdeki birkaç on yılda ekosisteme milyonlarca kilo daha cıva ekleyecektir. Ürettiği zehirli hava, atık yakımı sorunlarından sadece biridir. Yakma işlemi sırasında ortaya çıkan yeni katı atıklar belli açılardan çok daha ciddi tehditler barındırmaktadır. Yakılan atıkların kül olarak kalan %10’luk kadar kısmı yüksek seviyede zehirlidir. Pek çok belediyeyse bu zehirli küllere tehlikeli atık muamelesi yapmamaktadır.
Sayfa 54 - Sümer Yayıncılık·Kitabı okudu
Çevre Bilim