samimiyetle söylüyorum, anlaşılacak ya da
dramatize edilecek onca şey
yok bu hayatta:
bu yüzden büyük şairler ekşir,
sıradan şairler ise sıkıcı olmayı sürdürür. şairler olanaı
abartırlar.
Üzülme evlat, kaybettiğini sandıkların, kurtulduklarındır belki.:)Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
Demokrasiye inanmıyorum. İnsanlığın büyük çoğunluğu korkak, iki yüzlü ve aptaldır. Aptalların seçtiği bir yönetimden, akıllıca bir karar bekleyemezsiniz.
Bir insan kendini neden mahveder ya da bir insanı ne mahveder? İntiharın genellikle düşünen insanın başvurduğu bir yöntem olduğuna hükmetmek zorundayım. İntihar hakkı sevme hakkıyla aynı olmalı. Birincisinin kesinlikle daha kalıcı nitelikleri var, bu da, bir anlamda, ona bir tür asalet kazandırıyor. Bir intihar, pek çok aşk...