Bazı gramer kuralları söz konusu olduğunda Sümercenin Türkçeden farklı yanları ortaya çıkar. Sümerce sondan değil; önden eklemeli bir dildir. Mesela Sümerce krallık sözcüğü, kral (lugal) sözcüğünün sonuna değil başına ek getirilerek oluşturulur. Krallık diyeceğimiz zaman sözcüğün başına -nim eki getirerek krallık sözcüğünü (nim-lugal) elde ederiz.
Bebek eveleyip gevelediğinde fonik bir ifade maddesini kullanır, daha sonra, egemen biçimselciliklerin içine girdikçe, bu maddeyi fonolojik ifade tözü diye adlandırdığımız şeye, yani özel bir semiyolojik töze dönüştürür.
Eski Ermenice de içinde Orta Farsça ve Partça’dan ödünç alınmış kelimelerin ya da Eski İran dillerine ait unsurların yer aldığı, farklı kökenlere sahip unsurlar içerir. Eski Ermenice’deki Hint-İran kökenli kelimeler esas olarak devlet yönetimi ve feodal düzenle ilgili ya da buna benzer terimlerdir. Bu ödünç kelimeler Ermenilerin Kuzeybatı İran, Doğu Anadolu ve Transkafkasya’daki nüfusun ayrılmaz bir parçası olduklarını göstermektedir.
"Orada başbuğ herkese eşit ve insanca muamele eder ve daima tebeasının menfaatini gözetmeye çalışır. Tabiî bunun sonucu da rüesaya itimat ve hürmetten başka bir şey olamaz." (Hun sefirinin dilinden) (rüesa: başkanlar)