Allah ile Aldatmak, dinin özünden koparılarak çıkar, iktidar ve korku aracı hâline getirilmesini sert bir dille eleştiren bir eserdir. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an merkezli bir bakışla, Allah adına konuştuğunu iddia eden kişi ve yapıları sorgular; dinin, insanları özgürleştirmek yerine itaate zorlayan bir mekanizmaya dönüştürülmesine karşı çıkar.
Eserin temel tezi şudur: İnsanlar Allah ile değil, Allah adına uydurulan söylemlerle aldatılmaktadır.Bu aldatma; hurafeler, mezhep taassubu, şeyh–cemaat ilişkileri ve siyasallaştırılmış din dili üzerinden gerçekleşir.
Öztürk’e göre gerçek din:Aklı dışlamaz,vicdanı susturmaz, sorgulamayı günah saymaz, Ilahiyat profosoru bu eserinde asla Islam dinini elestirmez sadece din istismari ile bir takim emellerine ulasmak isteyen siyasi ve ekonomik topluluklari hedef alir. Onun bu eser ile anlatmak istedigi Islam dinini kullanarak bagnaz, tutucu ve kaotik bir yapi olusturarak halki kin ve nefrete teskil eden topluluklar ile buna inanan halk arasindaki iliskileri desifre ederek bunun yerine ozgur, laik, baris icinde ibadetlerini yapan bir toplum yaratmaktir.
Bu yönüyle kitap, yalnızca bir eleştiri değil; aynı zamanda düşünmeye çağrıdır. Okuru, inandığını zannettiği şeylerle Kur’an’ın söylediklerini karşılaştırmaya davet eder.
Sonuç olarak, Allah ile Aldatmak; Rahatsız edici,sarsıcı,ama özgürleştirici bir eserdir. Dini kutsal bir dokunulmazlık alanı olmaktan çıkarıp hesap verilebilir bir bilinç alanına taşır. Bu yüzden kitap, sadece dindarlara değil, dini anlayışın toplum üzerindeki etkisini sorgulayan herkese hitap eder.