Vardır herkesin sakladığı bir kırık aynası. Kiminin gönül yarası kiminin aile belası cezası, kimininde kendiyle olan imtihanı inkârı vardır dediğim gibi herkesin bakmaya cesaret edemediği yüreğin yemediği kırık aynası.
Günlerim düşünerek geçiyor ben hayatı acısız bir ölüm isteyecek kadar çok seviyormuşum. Bir pazar sabahına denk gelen yağmur tadında, yanında soğumasını beklediğim sıcakken boğazımı yakar diye içimediğim kahve kadar çok seviyormuşum. Ben yaşamayı bu kadar işte bu kadar severken ölüm beni bulursa ne âlâ.
“Şeyhini uçuran mürididir” diyen ne doğru söylemiş. Beni olduğum gibi değil de görmek istediğin gibi görüyorsun...
Gerçeği sana anlatamayınca, bu cahil halka nasıl anlatırım.