e

Edebiyat-Bilgi

0 üye
Takip
Yöneticiler, iyi veya kötü de olsalar, kahraman veya zalim de olsalar kendi halklarının birer parçasıdırlar. Milletlerin ruhunu yansıtırlar. Kendi milletlerinin birer ürünüdürler. Halk nasılsa onlar da öyledir. Her halk hak ettiği şekilde yönetilir.
Sayfa 12 - Kahramanlar ve Halk·Kitabı okudu
Edebiyat-Bilgi
Puan vermedi·256 syf.··
2023 24. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 17:48
Hayatı inşa etmeye ne zaman başlıyoruz? Hanımefendiler ve beyefendiler, sizler ne zaman hayata olan borcunuzu ödeyeceksiniz? Çok anlaşılır, sade bir dil ile yazılmış ve çokça merak uyandıran sizi okuma esnasında dinamik tutan bir kitap. Konusu gereği bölümlere ayrılmış her bölüm kendi yeterliliğinde okuyucuya sunulmuş sayfa sonlarında ufak notlarla pekiştirilmiş bir anlatıya sahip. Şuan pek çok konuda hayranlık duyarak baktığımız ülke olan Finlandiya’nın aslında bu konuma nasıl geldiğini anlatmakta. Bunca insanın yaşayış şeklini, ahlakını, düşünme tarzını, alışkanlıklarını nasıl ilmek ilmek değiştirip geliştirdiklerini ve sonunda ne büyük bir zafer kazandıklarını anlatan bilgilendirici bir kitap. Ne yazık ki ülkenin önceki hali olarak anlatılan kısımlarında günümüz Türkiye’sinden örnekler bulmakta kaçınılmaz. Atamızın bu kitabı neden okullarda okutulması gerektiği fikrini ise kitabı okudukça daha da pekiştiriyorsunuz.
Edebiyat-Bilgi
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · İndigo Kitap · 2020124,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Münacat
Edebiyat geleneğimizde şairler hangi konuda şiir yazarlarsa yazsınlar eserlerine besmeleyle başlamaya, Allah’ın birliğini belirten ve ona yakaran bir manzumeye yer vermeye özen gösterirlerdi. Bu türden şiirlere tevhid ve münâcat adı verilir. Bunlar bir arada olabildiği gibi ayrı ayrı da yazılırdı. Münacât “Allah’a yalvarma, yakarma ve dua etme” anlamına gelmektedir. Münacâtların yazılış gayesi Allah’a yakarıştır. İçten bir üslûpla, gönülden itiraflar edilir, günahlar, hatalar sıralanır ve af istenir. İslami edebiyatın elimizdeki ilk eseri Kutadgu Bilig’ten başlayarak yazılan klasik eserler mutlaka münacâtla başlar. Bu gelenek Tanzimat edebiyatı dönemine kadar artarak devam eder. Modern şiirimizin ustalarından Cahit Zarifoğlu’nun şu dizeleri münacât örneği olarak zikredilebilir. “Hayat bir boş rüyaymış Geçen ibadetler özürlü Eski günahlar dipdiri Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harflerinde kimliğim Bağışlanmamı dilerim Sana zorsa yanmaya razıyım Kolaysa affı esirgeme”
Edebiyat-Bilgi