Birinci Önerme: Bireyi Unutmamalıyız
Hayvanları savunma kuramı, birey olarak hayvanları da göz önünde bulundurmamız gerektiğini tartışır. Birey hayvanlarınkaderinin, türler ya da yaşam alanı ya da çevre endişesi sebebiyle değişmesine ya da bazı insanları yeme ya da hayvanlar üzerinde deney yapma ihtiyacı olarak gördüğü sebeplerle şekillenmesine izin vermemeliyiz.Hayvanlar, çektikleri zulmün sonuçlarını bireysel olarak tecrübe etmektedirler.
Hamile kalanlar, birey olan kadınlar oluyor.
Birey hayvanlar üzerindeki vurgu, kürtaj hakları sorununun başka bir yanına da odaklanılmasını sağlıyor: Hamileliğin tekilliğini idrak etmemiz gerekiyor. Demek istediğim, hamilelik ahlaki bir sorun olarak yeniden üretilebilecek bir şey değil. İçimce bir fetüs taşıyan bir kadının durumuyla kıyaslanabilecek bir hak durumu yok.Kıyaslanabilir noktalardan karmaşık tartışma girişimlerinde bulunulmuşluğu var fakat ortada böyle bir nokta yok. Kürtaj sorusunun uyacağı, önceden var olan böyle bir örnek yok çünkü hamileliğin bir karşıtı yok.
Etin cinsel politikası, dişi hayvanlara gerçek anlamda uygulanan eziyetle pekiştirilir.
Hayatımızın çoğunlukla kadınların etini tüketmeye bağımlı olarak sürdürürüz. Dişi tavukları yeriz; çünkü "erkek horozlar yumurtlamaz ve onların eti düşük kalitededir." (Erkekler de eşit derecede mağdur edilir ancak tüketilmezler.) Tavuklar ve inekler öldürülmeden önce ömürleri boyunca bizim için yumurta ve süt ürünleri üret,r. Bu şekilde onların kadınlığını da sömürmüş oluruz. Et endüstrisinin meslek içi dergileri, kadınlık durumunu özel ilgiye ihtiyaç duymakla ayırt eder. Hayvan kesenleri şçyle uyarırlar: "Hayvanlar hamileliklerinin ileri aşamalarında kesilmemelidir. Bu durumda dişi hayvanın fizyolojik koşullarına müdahale edilmiş olur ve eti de güzel olmaz."
Ayakkabılarımızdaki deriden yüzümüzü yıkamak için kullandığımız sabuna, yorganımızdaki kuş tüyünden yediğimiz ete ve tükettiğimiz süt ürünlerine kadar bütün dünyamız diğer hayvanların ölümüne bağımlılık üzerine kurulmuştur. Birçok kişi için bu ne ragatsız edici ne de şaşırtıcıdır.
hayvanlar kayıp göndergelre, kaderleri de başka birinin kaderini ya da varlığını anlaan metaforlara dönüştürülmüştür. Mecazen, özgün anlamının altı oyularak farklı bir anlam hiyerarşisinin içine çekilen her şey kayıp gönderge olabilir. Bu örnekte hayvanların kaderi insan merkezli bir hiyeraşinin içine çekilmiştir. Tecavüz mağdurlarının ve dayak yiyen kadınların özelinde, hayvanların ölüm tecrübesi, kadınların yaşarken deneyimlediklerini resmetme işlevi görür.