Hemingway'in en önemli romanlarından biridir. Bu eserde sıcak savaşın ortasında iki genç insan hem kendi sevgi dolu dünyalarında, hem de savaşın her şeyi yerle bir eden acımasız dünyasında yaşarlar.
Tüm zamanların ilk yüz romanı arasında gösterilen Silahlara Veda savaşlara, aşklara, dünyaya bakış açınızı değiştirecek bir roman.
"seni kollarımla sarmak ve kalbimin içine yerleştirmek istiyorum. içindeki güzellik öyle ki, seni sonsuza kadar öpmek istiyorum. seni sevdiğimden daha fazla ve de daha çok sevemem..."
At izi it izine karışmıştır, çanlar; İspanya dağlarında da Çoraklı Hükümet Meydanı’nda da insanlık için çalmaktadır. Olaylar gerçek, acılar aynı, anlatıcılar farklı. Biri İspanya İç Savaşı diğeri Türk Kurtuluş Savaşı. Biri dünyaca ünlü Amerikalı yazar Ernest Hemingvey (Hemingway) diğeri kendi memleketinde dahi yeterince tanınmayan, hakkı teslim edilememiş İlhan Tarus.
Hemingvey topraksız köylüler ile toprak sahibi varlıklıların savaşını anlatıyor. Savaşanlar kimi zaman neden savaştıklarını bilmiyor, kimi zaman kendi kişisel hırsları nedeniyle savaşıyor. Hemingvey’in kahramanlarının arasında hiç düşünmeden, sorgulamadan öldürenler de var, öldürdüğü için vicdanı rahat etmeyenler de… Hem öldürüyor hem de “Ben olsam toprak sahiplerini öldürmem. Onları bizim çalıştığımız yerlerde çalıştırır, bizim uyuduğumuz yerlerde yatırırım. Öldürmek bir işe yaramaz ve hapishaneler bir şey öğretmez.” diyorlar.
Devamı: evrenkentkalemleri.com/kitap/hukumet-m...
"İnsanın kaybedecek bir şeyi olmayınca, yaşam o kadar güç değildir."
"Ne demek istiyorsun?"
"Hiç. Bir zamanlar öylesine büyük görünen engellerin, şimdi ne kadar küçük olduklarını düşünüyordum."